Tokat’ta bulunan Gülsün Hukuk web sitesinden Ticari Sır Korunması ve Gizlilik Sözleşmesi konusu ile alakalı hemen bilgi alabilirsiniz.

Günümüzde şirketlerin ekonomik gücü yalnızca sahip oldukları taşınır veya taşınmaz varlıklarla ölçülmemektedir. Üretim yöntemleri, yazılım altyapıları, müşteri portföyleri, tedarik koşulları, pazarlama planları, mali analizler, iş modelleri ve henüz kamuya açıklanmamış projeler de işletmenin önemli değerleri arasında yer almaktadır. Rakiplerin kolayca ulaşamadığı bu bilgilerin izinsiz biçimde açıklanması veya ticari amaçla kullanılması, işletme açısından ciddi kayıplara neden olabilir.

Ticari sır korunması, işletmeye ekonomik avantaj sağlayan gizli bilgilerin çalışanlardan, rakiplerden, tedarikçilerden, danışmanlardan ve yetkisiz üçüncü kişilerden korunmasına yönelik hukuki, idari ve teknik önlemlerin tamamını ifade eder. Bu korumanın temel araçlarından biri gizlilik sözleşmesi olarak bilinen ve uluslararası uygulamada “Non-Disclosure Agreement” ya da “NDA” adıyla anılan sözleşmedir.

Ancak bir bilginin sözleşmede yalnızca “gizli” olarak adlandırılması, her durumda tek başına yeterli bir koruma sağlamaz. Bilginin kapsamının belirlenmesi, kimlerin erişebileceğinin sınırlandırılması, kullanım amacının açıklanması, elektronik ve fiziki güvenlik tedbirlerinin alınması, ihlal durumunda izlenecek sürecin düzenlenmesi ve gerektiğinde delil oluşturabilecek kayıtların tutulması gerekir.

Türkiye’de ticari sırların korunması; Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ceza Kanunu, kişisel veri içeren bilgiler bakımından Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve taraflar arasında kurulan sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilerek ele alınır. Bu nedenle her işletmede kullanılabilecek tek tip ve değişmez bir gizlilik metninden söz etmek doğru değildir. Sözleşmenin kapsamı; tarafların ilişkisine, sektöre, paylaşılacak bilginin niteliğine ve projenin özelliklerine göre hazırlanmalıdır.

Ticari Sır Nedir?

Ticari sır, bir işletmenin faaliyetleriyle bağlantılı olan, kamu tarafından bilinmeyen, rakiplerin kolaylıkla ulaşamadığı ve gizli kalması işletmeye ekonomik veya stratejik yarar sağlayan bilgiler için kullanılan genel bir kavramdır. Bir bilginin ticari sır niteliği değerlendirilirken bilginin gerçekten gizli olup olmadığı, işletmeye sağladığı fayda, üçüncü kişilerin bu bilgiye normal yollarla erişip erişemeyeceği ve işletmenin bilgiyi korumak için aldığı önlemler önem taşır.

Türk Ticaret Kanunu, ticari sır kavramının bütün unsurlarını kapsayan tek bir genel tanım vermek yerine üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesini, kullanılmasını ve açıklanmasını haksız rekabet hükümleri kapsamında korumaktadır. Kanuna göre işçileri veya diğer yardımcı kişileri işverenlerinin üretim ve iş sırlarını açıklamaya yöneltmek, emanet edilmiş teklif, hesap ve planlardan yetkisiz yararlanmak ve hukuka aykırı şekilde öğrenilen üretim veya iş sırlarını değerlendirmek ya da başkalarına bildirmek dürüstlük kuralına aykırı davranışlar arasında yer alır.

Bir bilginin ticari sır olarak korunmasını güçlendiren temel göstergeler arasında şunlar bulunur:

Bilginin herkes tarafından bilinmemesi, işletme dışında kolayca erişilememesi, işletmenin rekabet gücüyle bağlantılı olması, açıklanması durumunda işletmenin zarar görme ihtimalinin bulunması ve bilginin gizli tutulması için makul önlemler alınmış olması önemlidir. Bilginin dosyalarda “gizli” olarak işaretlenmesi, erişim yetkilerinin sınırlandırılması, çalışanların bilgilendirilmesi ve paylaşım öncesinde sözleşme yapılması bu önlemlere örnek gösterilebilir.

Hangi Bilgiler Ticari Sır Kapsamına Girebilir?

Her işletmenin faaliyet alanı farklı olduğu için ticari sır kapsamındaki bilgiler de sektöre ve iş modeline göre değişebilir. Bir üretim şirketi açısından üretim reçetesi önemliyken bir yazılım şirketi açısından kaynak kodları, algoritmalar ve sistem mimarisi ön plana çıkabilir.

Ticari sır olarak korunabilecek bilgilere; üretim teknikleri, ürün formülleri, prototipler, teknik çizimler, araştırma sonuçları, yazılım kaynak kodları, algoritmalar, veri tabanı yapıları, ürün geliştirme planları ve kalite kontrol yöntemleri örnek verilebilir.

Müşteri listeleri, müşterilerin satın alma alışkanlıkları, sözleşme koşulları, iskonto politikaları, tedarikçi listeleri, dağıtım modelleri, satış stratejileri, pazarlama kampanyaları ve hedef pazar analizleri de şartları varsa ticari sır niteliği taşıyabilir.

İşletmenin mali tabloları kamuya açık değilse bütçeleri, nakit akış planları, yatırım kararları, finansman görüşmeleri, maliyet hesapları, teklif çalışmaları ve kârlılık analizleri de korunması gereken bilgiler arasında bulunabilir.

Bununla birlikte kamuya açıklanmış, internet sitesinde yayımlanmış, herkesin erişebildiği veya gizlilik yükümlülüğü bulunmayan bağımsız bir kaynaktan hukuka uygun biçimde öğrenilmiş bilgiler genellikle gizlilik korumasının dışında bırakılır. Bu istisnaların sözleşmede açıkça belirtilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek yorum farklılıklarının azaltılmasına yardımcı olur.

Ticari Sırların Korunmasının Hukuki Dayanakları

Türkiye’de ticari sırların korunması tek bir kanuna dayanmamaktadır. Koruma, olayın özelliklerine göre farklı mevzuat hükümlerinin birlikte uygulanmasıyla sağlanabilir.

Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümleri, dürüst ve bozulmamış rekabet düzeninin korunmasını amaçlar. Rakipler, tedarikçiler ve müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı ticari davranışlar haksız ve hukuka aykırı kabul edilir. Üretim ve iş sırlarının izinsiz şekilde ele geçirilmesi, değerlendirilmesi veya başkalarına açıklanması da kanunda sayılan başlıca haksız rekabet hâllerindendir.

Türk Borçlar Kanunu ise taraflara, kanunda öngörülen sınırlar içinde sözleşmenin içeriğini serbestçe belirleme imkânı tanır. Bununla birlikte emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı sözleşme hükümleri geçerli olmaz. Bu nedenle gizlilik sözleşmesi hazırlanırken tarafların menfaatleri korunmalı; ancak karşı tarafın bütün mesleki faaliyetini ölçüsüz şekilde sınırlandıran, belirsiz ve hakkaniyete aykırı hükümlerden kaçınılmalıdır.

Türk Ceza Kanunu’nun 239. maddesi de görevi, mesleği, sanatı veya sıfatı nedeniyle öğrenilen ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin yetkisiz kişilere verilmesi veya açıklanması bakımından ceza sorumluluğu öngörmektedir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen bu bilgilerin yetkisiz kişilere aktarılması da maddenin kapsamına girebilir.

Gizlilik Sözleşmesi Nedir?

Gizlilik sözleşmesi, bir tarafın diğer tarafa açıklayacağı bilgilerin hangi amaçla kullanılacağını, kimlerle paylaşılabileceğini, nasıl korunacağını ve ilişkinin sona ermesinden sonra ne yapılacağını düzenleyen sözleşmedir.

Sözleşme, taraflar arasında esas ticari ilişki kurulmadan önce yapılabileceği gibi iş ortaklığı, danışmanlık, yazılım geliştirme, yatırım görüşmesi, ürün tedariki veya hizmet sözleşmesinin bir bölümü olarak da hazırlanabilir. Ayrı bir sözleşme yapılması zorunlu olmayabilir; ancak gizlilik hükümlerinin esas sözleşme içinde açık, anlaşılır ve uygulanabilir şekilde düzenlenmesi gerekir.

Gizlilik sözleşmesinin amacı tarafların birbirleriyle hiçbir bilgi paylaşmamasını sağlamak değildir. Asıl amaç, belirli bir proje veya iş ilişkisi için gerekli olan bilgi paylaşımını kontrollü hâle getirmektir. İyi hazırlanmış bir sözleşme, bilgiyi alan tarafa hangi bilgileri hangi sınırlar içinde kullanabileceğini gösterirken bilgiyi açıklayan tarafın da beklentilerini somutlaştırır.

Tek Taraflı ve Karşılıklı Gizlilik Sözleşmesi

Gizlilik sözleşmeleri paylaşımın yönüne göre tek taraflı veya karşılıklı gizlilik sözleşmesi olarak hazırlanabilir.

Tek taraflı sözleşmede gizli bilgiyi esas olarak taraflardan biri açıklar. Bir işletmenin bir yazılım geliştiriciye müşteri verilerini, iş süreçlerini ve teknik ihtiyaçlarını aktarması buna örnek olabilir. Bilgiyi alan taraf, kendisine açıklanan verileri yalnızca kararlaştırılan amaç için kullanmayı üstlenir.

Karşılıklı gizlilik sözleşmesinde ise her iki taraf da birbirine gizli bilgi açıklar. Ortak girişim görüşmeleri, şirket birleşmeleri, teknoloji ortaklıkları, ürün geliştirme projeleri ve yatırım süreçlerinde iki tarafın da hassas bilgilerini paylaşması gerekebilir.

Sözleşmenin adı değil, içeriği önemlidir. “Karşılıklı gizlilik sözleşmesi” başlığı kullanılmasına rağmen yükümlülükler yalnızca taraflardan birine verilmişse sözleşme pratikte tek taraflı sonuç doğurabilir. Bu nedenle hak ve yükümlülüklerin dengeli biçimde yazılması gerekir.