Tokat’taki Gülsün Hukuk’a ait bu web sitesinde Anonim Şirketlerin Avukat Bulundurma Zorunluluğu konusunu ele aldık, hemen inceleyebilirsiniz.

Anonim Şirketlerin Avukat Bulundurma Zorunluluğu

Anonim şirketler, Türkiye’de ticari faaliyetlerin yürütülmesinde en önemli sermaye şirketi türlerinden biridir. Şirketlerin faaliyet hacmi büyüdükçe yaptıkları sözleşmeler, çalışanlarla ilişkileri, ticari uyuşmazlıkları, vergi ve idareyle ilgili işlemleri, kişisel veri süreçleri, genel kurul ve yönetim kurulu kararları gibi hukuki konular da daha karmaşık hale gelebilmektedir. Bu nedenle mevzuatta belirli büyüklüğün üzerindeki anonim şirketler bakımından sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu öngörülmüştür.

Anonim şirketlerde avukat bulundurma yükümlülüğünün temel hukuki dayanağı 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesidir. Kanun, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen anonim şirket asgari esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayeye sahip anonim şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurmasını zorunlu tutmaktadır. Yükümlülüğe uymayan şirketler açısından ise avukat tayin edilmeyen her ay için ayrı idari yaptırım öngörülmüştür.

Bu noktada “Her anonim şirket avukat bulundurmak zorunda mı?” sorusunun cevabı hayırdır. Avukat bulundurma zorunluluğu şirketin anonim şirket olması nedeniyle otomatik olarak doğmaz. Esas sermayenin kanunda öngörülen sınırı karşılaması gerekir.

Anonim şirketler için asgari esas sermaye, 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 250.000 TL’ye yükseltilmiştir. Ticaret Bakanlığı da güncel şirketler rehberinde anonim şirketler için bu asgari sermaye tutarını açıkça belirtmektedir.

Avukatlık Kanunu’ndaki “asgari esas sermayenin beş katı” kuralı nedeniyle, mevcut düzenlemeler çerçevesinde esas sermayesi 1.250.000 TL veya daha fazla olan anonim şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ticaret ve sanayi odalarının güncel duyurularında da aynı eşik belirtilmektedir.

Dolayısıyla anonim şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğu değerlendirilirken ilk olarak şirketin güncel esas sermayesine bakılması gerekir.

Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğunun Hukuki Dayanağı

Anonim şirketlerde zorunlu avukatlık sisteminin temel düzenlemesi Avukatlık Kanunu m.35/3 hükmüdür.

Kanun düzenlemesine göre dava açma ehliyetine sahip kişiler kendi davalarını takip edebilseler de belirli sermaye büyüklüğüne ulaşmış anonim şirketlerin sözleşmeli bir avukat bulundurmaları zorunludur. Aynı hüküm, üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri bakımından da sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü getirmektedir.

Düzenlemenin anonim şirketlere avukatla çalışma zorunluluğu getirmesinin Anayasa’ya uygunluğu geçmişte Anayasa Mahkemesi önüne de taşınmıştır. Anayasa Mahkemesi, söz konusu yükümlülüğün anonim şirketler yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığı sonucuna varmıştır.

Bu nedenle günümüzde sermaye sınırını karşılayan anonim şirketler açısından sözleşmeli avukat bulundurmak bir tercih değil, kanuni yükümlülüktür.

2026 Yılında Hangi Anonim Şirketler Avukat Bulundurmak Zorunda?

2026 yılında konu değerlendirilirken iki farklı mevzuat birlikte ele alınmalıdır.

Birincisi anonim şirketlerde asgari sermayeyi düzenleyen Türk Ticaret Kanunu ve buna dayanılarak çıkarılan düzenlemelerdir.

İkincisi ise Avukatlık Kanunu m.35’tir.

24 Kasım 2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile anonim şirketler için daha önce öngörülen asgari esas sermaye artırılmış ve yeni tutar 1 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ticaret Bakanlığı’nın güncel açıklamasına göre anonim şirketler bakımından asgari esas sermaye 250.000 TL, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş halka açık olmayan anonim şirketlerde asgari başlangıç sermayesi ise 500.000 TL olarak uygulanmaktadır.

Avukatlık Kanunu ise avukat bulundurma zorunluluğunda anonim şirketler için geçerli asgari esas sermayenin beş katını ölçüt olarak benimsemektedir. Bu nedenle güncel uygulamada 1.250.000 TL ve üzerinde esas sermayeye sahip anonim şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurması gerekir.

Burada şirketin ticari faaliyet hacmi, çalışan sayısı veya cirosu tek başına belirleyici değildir. Kanuni yükümlülüğün anonim şirketler bakımından temel ölçütü esas sermaye miktarıdır.

Her Anonim Şirket Avukat Bulundurmak Zorunda mı?

Hayır. Bu konuda uygulamada en sık karşılaşılan yanlış bilgilerden biri bütün anonim şirketlerin zorunlu olarak avukat çalıştırması gerektiğinin düşünülmesidir.

Avukatlık Kanunu m.35, anonim şirketler arasında sermaye büyüklüğüne göre bir ayrım yapmaktadır. Dolayısıyla sermayesi kanuni eşiğin altında kalan bir anonim şirket bakımından yalnızca anonim şirket statüsüne sahip olması nedeniyle Avukatlık Kanunu m.35 kapsamında zorunlu avukat bulundurma yükümlülüğü doğmaz.

Bununla birlikte zorunluluk bulunmaması, anonim şirketin avukatla çalışmasına gerek olmadığı anlamına gelmez. Şirketler faaliyetleri gereği sözleşme hukuku, ticaret hukuku, iş hukuku, KVKK, marka hukuku, icra hukuku ve dava süreçlerinde hukuki danışmanlık alabilir.

Buradaki ayrım ihtiyari hukuki danışmanlık ile kanundan kaynaklanan zorunlu avukat bulundurma arasındadır.

Limited Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu Var mı?

Avukatlık Kanunu m.35’te sermaye miktarına bağlı sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü anonim şirketler için düzenlenmiştir. Limited şirketler aynı sermaye kriterine bağlı olarak bu hüküm kapsamında değildir.

Dolayısıyla limited şirketin sermayesinin yüksek olması tek başına Avukatlık Kanunu m.35 kapsamında zorunlu avukat bulundurma sonucunu doğurmaz.

Bununla birlikte limited şirketler kendi ihtiyaçları doğrultusunda sürekli hukuki danışmanlık hizmeti alabilir veya bünyelerinde avukat çalıştırabilir.

Anonim şirket ile limited şirket arasındaki bu farklılık özellikle şirket türü değişikliklerinde ve kurumsal yapılanma çalışmalarında dikkate alınmalıdır.

Anonim Şirket Avukat Bulundurma Sınırı Nasıl Hesaplanır?

Kanunun mantığı oldukça açıktır.

Öncelikle anonim şirket kurulabilmesi için mevzuatta öngörülen asgari esas sermaye tutarı belirlenir.

Ardından bu tutarın beş katı hesaplanır.

Avukatlık Kanunu m.35 bu beş katlık sınırı esas almaktadır. Mevcut asgari sermaye düzenlemesi nedeniyle güncel eşik 1.250.000 TL’dir.

Şirketin esas sermayesi bu seviyeye ulaşmış veya bu seviyenin üzerindeyse sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü gündeme gelir.

Bu nedenle sermaye artırımı gerçekleştiren şirketlerin yalnızca Türk Ticaret Kanunu yönünden değil, Avukatlık Kanunu yönünden ortaya çıkan yeni yükümlülükleri de kontrol etmeleri önemlidir.

Sermaye Artırımı Sonrasında Avukat Bulundurma Zorunluluğu Doğabilir mi?

Evet.

Örneğin kuruluş aşamasında avukat bulundurma sınırının altında bulunan bir anonim şirket, daha sonra gerçekleştirdiği sermaye artırımı sonucunda kanuni sınırı aşabilir.

Bu durumda şirketin sermaye artırımının hukuki sonuçları arasında sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü de değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla anonim şirket yönetim kurullarının sermaye değişiklikleri sonrasında yalnızca ticaret sicili ve şirket sözleşmesi işlemlerini değil, şirketin yeni sermaye tutarı nedeniyle tabi olduğu diğer mevzuat yükümlülüklerini de gözden geçirmesi gerekir.

2024 Öncesinde Kurulan Anonim Şirketlerde Durum Nedir?

Anonim ve limited şirketlerin asgari sermaye tutarlarının yükseltilmesi yalnızca yeni kurulan şirketler açısından değil, daha önce kurulmuş bazı şirketler bakımından da intibak yükümlülüğü doğurmuştur.

Ticaret Bakanlığı’nın güncel açıklamasına göre sermayesi yeni asgari sermaye sınırının altında kalan anonim ve limited şirketlerin 31 Aralık 2026 tarihine kadar sermayelerini mevzuatta öngörülen asgari seviyeye yükseltmeleri gerekir; aksi halde kanunda öngörülen şirketler hukuku sonuçları gündeme gelebilir.

Ancak asgari sermayeye intibak yükümlülüğü ile zorunlu avukat bulundurma sınırı birbirine karıştırılmamalıdır.

Bir anonim şirketin kanuni asgari sermayeye sahip olması, otomatik olarak avukat bulundurma yükümlülüğü doğurduğu anlamına gelmez. Avukatlık Kanunu açısından asgari sermayenin beş katı ölçütü uygulanır.

Zorunlu Avukatın Şirket İçerisindeki Görevi Nedir?

Anonim şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurulmasının amacı yalnızca şirket adına dava açmak veya açılmış davalara cevap vermek olarak değerlendirilmemelidir.

Sürekli hukuki danışmanlık sistemi şirketin hukuki risklerini henüz uyuşmazlık ortaya çıkmadan tespit etmeye yardımcı olabilir.

Şirket avukatı uygulamada şirket sözleşmelerinin incelenmesi, ihtarnamelerin hazırlanması, ticari alacakların takibi, iş hukuku süreçlerinin hukuki kontrolü, genel kurul ve yönetim kurulu işlemlerinin değerlendirilmesi, dava ve icra dosyalarının takibi gibi farklı hukuki faaliyetlerde görev üstlenebilir.

Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesi de kanun işleri ve hukuki meselelerde görüş verme, dava ve savunma faaliyetleri ile adli işlemleri takip etme ve bunlara ilişkin belgeleri düzenleme gibi faaliyetleri avukatlık mesleğinin temel alanları arasında saymaktadır.

Bu nedenle zorunlu avukatlık sistemi yalnızca şirketin mahkemede temsil edilmesi değil, şirket faaliyetlerinin önleyici hukuk yaklaşımıyla değerlendirilmesi bakımından da önemlidir.

Şirket Bünyesinde Sigortalı Avukat Çalıştırılması Mümkün mü?

Anonim şirketlerde sürekli hukuki hizmet farklı çalışma modelleri üzerinden yürütülebilir.

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin ilgili hükümlerinde sürekli avukatlık hizmeti kapsamında avukatlık ücretlerinin serbest meslek makbuzu veya bordro ile belgelendirilmesi düzenlenmiştir. Bu durum uygulamada hem bağımsız sözleşmeli çalışma hem de bordrolu çalışma modellerinin mevzuat bakımından kayıt ve belge sistemi içerisinde ele alındığını göstermektedir.

Dolayısıyla anonim şirket, gerekli şartların sağlanması kaydıyla sürekli hizmet ilişkisini uygun bir avukatlık sözleşmesi üzerinden yürütebileceği gibi şirket bünyesinde avukat istihdamına dayalı bir yapılanma da kurabilir.

Ancak çalışma şeklinin Avukatlık Kanunu, Avukatlık Kanunu Yönetmeliği, meslek kuralları ve ücret düzenlemelerine uygun şekilde oluşturulması gerekir.

Anonim Şirket ile Avukat Arasında Yazılı Sözleşme Yapılması Gerekir mi?

Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde sürekli avukatlık hizmeti içeren çalışma şekillerine ilişkin ayrıntılı hükümler bulunmaktadır.

Yönetmelik kapsamında sürekli avukatlık hizmetinin yazılı sözleşmeye bağlanması, sözleşmedeki temel unsurların belirlenmesi ve hizmet ilişkisinin usulüne uygun şekilde belgelendirilmesi önem taşır. Ayrıca alınan avukatlık ücretine ilişkin serbest meslek makbuzu veya bordro örneklerinin belirli usullerle baroya sunulmasına yönelik hükümler bulunmaktadır.

Bu nedenle yalnızca bir avukatın isminin şirket kayıtlarında bulunması veya gerektiğinde avukattan danışmanlık alınması, kanuni yükümlülüğün yerine getirildiğini göstermek açısından tek başına yeterli kabul edilmemelidir.

Sürekli hizmet ilişkisinin mevzuata uygun biçimde kurulması ve belgelendirilebilmesi önemlidir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Önemi

Zorunlu avukat bulundurma kapsamında yapılan sözleşmelerde ücretin tamamen serbest biçimde ve mevzuattaki sınırlar dikkate alınmadan belirlenmesi mümkün değildir.

Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Avukatlık Kanunu m.35 kapsamında anonim şirketlerde bulundurulması zorunlu olan sözleşmeli avukatlar için ayrıca bir kategori öngörmektedir. 2025-2026 dönemine ilişkin yürürlükteki tarifede de bu hizmet türüne özel düzenleme bulunmaktadır.

Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında ücret kararlaştırılması meslek kuralları bakımından ayrıca düzenlenmiştir.

Dolayısıyla zorunlu avukatlık sözleşmesinin hazırlanmasında yalnızca şirketler hukuku değil, avukatlık mevzuatı ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi de birlikte dikkate alınmalıdır.

Anonim Şirket Avukat Bulundurmazsa Ne Olur?

Sermaye bakımından kanuni sınırı geçen anonim şirketin sözleşmeli avukat bulundurmaması yaptırıma bağlanmıştır.

Avukatlık Kanunu m.35’e göre yükümlülüğe aykırı davranan kuruluşlara, sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için idari para cezası uygulanır. Yaptırımın hesabında kanunda belirtilen brüt asgari ücret ölçütü esas alınmaktadır.

Buradaki en önemli nokta yaptırımın tek seferlik olmamasıdır.

Kanun, avukat bulundurulmayan her ayı ayrı biçimde dikkate almaktadır. Dolayısıyla yükümlülüğün uzun süre yerine getirilmemesi şirket açısından yaptırımın birikmesine yol açabilir.

Bu sebeple sermayesi kanuni eşiğe ulaşan anonim şirketlerin yükümlülüğü gecikmeden değerlendirmeleri önemlidir.

İdari Para Cezasını Kim Uygular?

Avukatlık Kanunu m.35 hükmünde, zorunlu avukat bulundurmayan kuruluşlara yönelik idari yaptırım bakımından Cumhuriyet savcısı belirtilmiştir. Kanun, avukat tayin edilmeyen her ay açısından ayrı yaptırım sistemi öngörmektedir.

Avukatlık Kanunu Yönetmeliği kapsamında ise ilgili barolara yükümlülüğe uymayan tüzel kişilerin takibi konusunda görev verilmiştir.

Yönetmeliğin 73/C maddesine göre Avukatlık Kanunu m.35/3’e aykırı davranan tüzel kişiler, merkezlerinin bulunduğu yer barosu tarafından takip edilmekte ve haklarında gerekli bildirim süreçleri yürütülmektedir.

Bu nedenle şirketin yalnızca herhangi bir uyuşmazlık çıkması halinde değil, baroların gerçekleştirebileceği denetim ve takip süreçleri bakımından da gerekli belgelerini düzenli tutması önemlidir.

Barolar Anonim Şirketleri Denetleyebilir mi?

Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde baroların bu yükümlülüğün uygulanmasının takibine ilişkin görevleri bulunmaktadır.

Yönetmelik m.73/C uyarınca kanuni yükümlülüğe uymayan tüzel kişiler merkezlerinin bulunduğu yer barosu tarafından takip edilebilir. Ayrıca çalışmaların sonuçları her yıl Türkiye Barolar Birliğine bildirilmektedir.

İstanbul Barosu da geçmişte ticaret sicilinden elde edilen şirket bilgileri çerçevesinde çok sayıda anonim şirkete bildirim yaparak, avukatlık sözleşmesi ve ücret ödemesini gösteren belgelerin sunulmasını istemiş ve yükümlülüğünü yerine getirmeyen şirketlere ilişkin yasal sürecin işletileceğini açıklamıştır.

Bu uygulama, zorunlu avukat bulundurma sisteminin yalnızca teorik bir kanun hükmü olmadığını, uygulamada da takip edilebildiğini göstermektedir.

Şirketin Dava Dosyası Olmaması Avukat Bulundurma Zorunluluğunu Kaldırır mı?

Hayır.

Avukatlık Kanunu’nun düzenlediği yükümlülük şirketin aktif olarak bir dava veya icra takibi bulunmasına bağlı değildir.

Şirket esas sermaye bakımından kanundaki sınırı karşılıyorsa, “şirketimizin hiç davası yok” veya “hukuki uyuşmazlığımız bulunmuyor” gerekçesi yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Zorunluluk doğrudan şirketin hukuki statüsü ve sermaye kriterinden kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle şirketin yalnızca ihtiyaç çıktığında avukata başvurması ile kanunda öngörülen sürekli sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü aynı şey değildir.

Şirketin Mali Müşavirinin Olması Avukat Zorunluluğunu Karşılar mı?

Hayır.

Serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirlerin görev alanları ile avukatların görev alanları birbirinden farklıdır.

Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesi, kanun işleri ve hukuki meselelerde görüş verme, yargı organları önünde hakları savunma ve belirli adli işlemleri takip etme gibi alanları avukatlık faaliyetleri kapsamında düzenlemektedir.

Dolayısıyla şirketin mali müşavirinin, insan kaynakları yöneticisinin veya şirket bünyesindeki hukuk fakültesi mezunu bir personelin bulunması, baroya kayıtlı bir avukatla çalışma zorunluluğunun yerine geçtiği anlamına gelmez.

Hukuk Fakültesi Mezunu Personel Zorunlu Avukat Sayılır mı?

Hayır.

Avukatlık faaliyetinin yürütülebilmesi için yalnızca hukuk fakültesinden mezun olmak yeterli değildir.

Avukatlık Kanunu m.35’te belirtilen faaliyetlerin yürütülmesi bakımından baroya kayıtlı avukatlık statüsü önem taşır.

Dolayısıyla şirketin hukuk departmanında çalışan ancak avukatlık ruhsatı ve gerekli mesleki statüsü bulunmayan hukuk fakültesi mezununun bulunması, zorunlu avukat bulundurma yükümlülüğünü tek başına karşılamaz.

Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Avukatsa Zorunluluk Yerine Gelmiş Olur mu?

Şirkette bir yönetim kurulu üyesinin aynı zamanda avukat olması, tek başına Avukatlık Kanunu m.35 kapsamında gerekli sürekli avukatlık hizmeti ilişkisinin usulüne uygun şekilde kurulmuş olduğunu göstermeyebilir.

Önemli olan şirket ile avukat arasındaki hukuki hizmet ilişkisinin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun biçimde kurulması, gerekli sözleşme ve ücret belgelerinin düzenlenmesi ve hizmetin gerçekten yerine getirilmesidir. Sürekli avukatlık hizmetlerine ilişkin sözleşme ve ücret belgelendirmesi Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 73/A ve 73/B hükümleri kapsamında düzenlenmektedir.

Bu nedenle şirket içindeki başka bir sıfatın otomatik biçimde zorunlu sözleşmeli avukatlık ilişkisi yerine geçtiği kabul edilmemeli, somut yapı ayrıca incelenmelidir.

Anonim Şirketlerde Avukatın Önleyici Hukuk Rolü

Zorunlu şirket avukatlığı sisteminin en önemli işlevlerinden biri uyuşmazlık çıktıktan sonra müdahale etmek yerine hukuki sorun ortaya çıkmadan önce riskleri azaltmaktır.

Anonim şirketlerde her yıl çok sayıda hukuki işlem gerçekleştirilebilir.

Tedarik ve satış sözleşmeleri hazırlanabilir.

Personel işe alınabilir veya iş sözleşmeleri sona erdirilebilir.

Kira ilişkileri kurulabilir.

Alacak ve borç işlemleri yapılabilir.

Yönetim kurulu kararları alınabilir.

Genel kurul gerçekleştirilebilir.

Kişisel veriler işlenebilir.

Marka ve fikri mülkiyet hakları kullanılabilir.

Bu işlemlerin hukuka uygun şekilde planlanması, ileride ortaya çıkabilecek dava ve tazminat risklerinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Bu nedenle sürekli şirket avukatlığı yalnızca kanuni yükümlülüğün formalite olarak yerine getirilmesi şeklinde değerlendirilmemelidir.

Tokat’taki Gülsün Hukuk’a ait bu web sitesinde Anonim Şirketlerin Avukat Bulundurma Zorunluluğu konusunu ele aldık, hemen inceleyebilirsiniz.