Tokat’ta uzman avukatlarımız aracılığı ile Velayet Davası Açmak İçin Ne Gerekiyor? konusu içeriğini ele aldık, hemen inceleyebilirsiniz.
layet Davası Açmak İçin Ne Gerekiyor? Velayet Davası Şartları, Belgeler ve Başvuru Süreci
Velayet davası açmak için ne gerekiyor? sorusu, boşanma sürecinde bulunan, boşanma sonrasında çocuğun yaşam koşullarının değiştiğini düşünen veya mevcut velayet düzeninin çocuğun yararına olmadığını değerlendiren anne ve babaların en çok araştırdığı hukuki konular arasında bulunmaktadır.
Velayet konusunda dava açılması yalnızca anne veya babanın “çocuğun benimle yaşamasını istiyorum” şeklindeki talebine dayanmaz. Türk hukukunda velayete ilişkin bütün değerlendirmelerin merkezinde çocuğun üstün yararı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle daha önce mahkeme kararıyla belirlenmiş bir velayetin değiştirilmesi isteniyorsa, mevcut düzenin neden değiştirilmesi gerektiğinin somut olay ve deliller çerçevesinde açıklanması önem taşır.
Türk Medeni Kanunu’na göre ergin olmayan çocuk kural olarak anne ve babasının velayeti altındadır. Anne ve baba evliyse evlilik devam ettiği sürece velayeti birlikte kullanırlar. Ortak hayat sona ermiş veya ayrılık gerçekleşmişse hakim velayeti ebeveynlerden birine verebilir. Boşanmada ise velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olur.
Bununla birlikte velayet hakkında daha önce verilmiş bir kararın bulunması, bu kararın hiçbir zaman değiştirilemeyeceği anlamına gelmez. Yeni gelişmelerin çocuğun yaşamını ve üstün yararını etkilemesi halinde velayetin değiştirilmesi davası gündeme gelebilir.
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyanın özelliklerine göre uygulanabilecek hukuki yol ve sunulması gereken deliller değişebilir.
Velayet Davası Nedir?
Günlük kullanımda velayet davası olarak adlandırılan süreç aslında farklı hukuki talepleri kapsayabilir.
Boşanma davası devam ederken müşterek çocuğun velayetinin anne veya babadan birine bırakılması istenebilir. Bu durumda velayet talebi genellikle boşanma davasının içerisinde değerlendirilir.
Boşanma kesinleştikten sonra çocuğun velayetinin mevcut velayet sahibinden alınarak diğer ebeveyne verilmesi talep ediliyorsa velayetin değiştirilmesi söz konusu olur.
Bazı durumlarda ise çocuğun korunması amacıyla velayetin kaldırılması gündeme gelebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 348. maddesine göre çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaması veya bunların yetersiz olacağının anlaşılması halinde; anne veya babanın velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ve yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması gibi durumlarda velayetin kaldırılması mümkün olabilir.
Dolayısıyla dava açılmadan önce talebin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi önemlidir.
Velayet Davası Açmak İçin Ne Gerekiyor?
Velayet davası açmak için gerekli olan temel unsur, velayet konusunda mahkemeden verilmesi istenen kararın açık biçimde ortaya konulmasıdır.
Eğer boşanma henüz gerçekleşmemişse velayet, boşanma davasıyla birlikte talep edilebilir.
Eğer boşanma kararı kesinleşmiş ve çocuklardan birinin velayeti anneye veya babaya verilmişse, diğer ebeveyn velayetin değiştirilmesini isteyebilir. Ancak burada yalnızca velayeti istemek yeterli değildir. Çocuğun üstün yararını etkileyen koşulların veya mevcut velayet düzeninin değiştirilmesini haklı kılan sebeplerin açıklanması gerekir.
Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesine göre anne veya babanın yeniden evlenmesi, başka bir yere gitmesi, ölmesi veya benzeri yeni olguların gerekli kılması halinde hakim gerekli önlemleri alabilir. Yargıtay uygulamasında da değişen koşullar veya velayetin değiştirilmesini gerektiren haklı sebepler bulunması halinde yeniden velayet düzenlemesi yapılabileceği kabul edilmektedir.
Bu nedenle velayetin değiştirilmesi davası açmak isteyen kişinin, dava dilekçesinde meydana gelen değişikliği ve bunun çocuk üzerindeki etkisini mümkün olduğunca somut biçimde açıklaması önem taşır.
Boşanma Davası Devam Ederken Ayrıca Velayet Davası Açmak Gerekir mi?
Genellikle hayır.
Boşanma davası devam ediyorsa müşterek çocuğun velayeti boşanma davası kapsamında düzenlenebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesine göre boşanma veya ayrılık davası açıldığında hakim, davanın devamı boyunca çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alabilir.
Bu kapsamda dava sürerken çocuğun geçici olarak hangi ebeveyn yanında kalacağına ilişkin tedbir niteliğinde düzenlemeler yapılabilir. Nihai kararda ise boşanma sonrasında velayetin kimde olacağı belirlenir.
Dolayısıyla boşanma davasının içinde velayet konusunda karar verilmesi mümkün olduğundan her durumda ayrıca bağımsız bir velayet davası açılması gerekmez.
Boşanmadan Sonra Velayet Davası Açılabilir mi?
Evet.
Boşanma kararında çocuğun velayeti anneye veya babaya verilmiş olsa bile şartların değişmesi halinde boşanmadan sonra velayet davası açılması mümkündür.
Burada daha doğru hukuki ifade çoğunlukla velayetin değiştirilmesi talebidir.
Örneğin çocuğun yaşam koşullarında ciddi değişikliklerin ortaya çıkması, velayet sahibinin bakım görevlerini gereği gibi yerine getirmemesi, çocuğun eğitim veya sağlık ihtiyaçlarının aksaması, çocuğun güvenliğinin tehlikeye girmesi veya mevcut düzenin artık çocuğun üstün yararına uygun olmadığının ortaya çıkması değerlendirmeye konu olabilir.
Ancak her değişiklik otomatik olarak velayet değişikliği sonucunu doğurmaz.
Mahkemenin değerlendirdiği temel nokta, mevcut velayet düzeninin değiştirilmesinin çocuk açısından gerçekten gerekli ve yararlı olup olmadığıdır.
Velayet Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Velayet uyuşmazlıklarında görevli mahkeme kural olarak Aile Mahkemesidir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, aile hukukundan doğan dava ve işlerin aile mahkemelerinde görülmesini öngörmektedir. Aile mahkemesinin kurulmadığı yerlerde ise bu kapsamdaki davalara belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Bu nedenle bir velayet başvurusunda ilk olarak görevli mahkemenin doğru belirlenmesi gerekir.
Velayetin Değiştirilmesi Davasında Yetkili Mahkeme Neresidir?
Görevli mahkeme ile yetkili mahkeme aynı kavram değildir.
Görev, davaya hangi mahkeme türünün bakacağını; yetki ise coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemede davanın görülebileceğini ifade eder.
Velayetin değiştirilmesi talebi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında çekişmesiz yargı işi olarak değerlendirilir. HMK’nın 384. maddesine göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça çekişmesiz yargı işlerinde talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14 Nisan 2025 tarihli kararında da velayetin değiştirilmesi isteminin çekişmesiz yargı işi olduğu ve ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olabileceği belirtilmiştir.
Bu ayrım özellikle velayet davası nerede açılır sorusunun cevaplandırılmasında önemlidir.
Boşanmayla Birlikte Velayet İsteniyorsa Yetkili Mahkeme Neresidir?
Velayet talebi doğrudan boşanma davasının içerisinde ileri sürülüyorsa boşanma davalarına ilişkin yetki kuralı uygulanır.
Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Dolayısıyla boşanma davası içindeki velayet düzenlemesiyle, boşanma sonrasında açılacak bağımsız velayet değişikliği talebi açısından yetki hükümlerini birbirinden ayırmak gerekir.
Velayet Davası İçin Dilekçe Nasıl Hazırlanır?
Velayet davası dilekçesi, davanın en önemli başlangıç belgelerinden biridir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesine göre dava dilekçesinde mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu, iddianın dayandığı vakıalar, bu vakıaların hangi delillerle ispatlanacağı, hukuki sebepler, açık talep sonucu ve imza gibi unsurların bulunması gerekir.
Velayet davasına özel olarak dilekçede çocuğun kimlik bilgilerinin, mevcut velayet durumunun ve hangi değişikliğin talep edildiğinin açık biçimde belirtilmesi önemlidir.
Örneğin velayeti annede bulunan çocuğun velayetinin babaya verilmesi isteniyorsa yalnızca “velayetin tarafıma verilmesini istiyorum” denilmesi yerine bu talebin çocuk bakımından neden gerekli olduğunun somut olaylarla açıklanması gerekir.
Dilekçenin odağı eşler arasındaki eski tartışmalar değil, çocuğun mevcut ve gelecekteki yararı olmalıdır.
Velayet Davası İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
Velayet davası için gerekli belgeler her dosyada aynı değildir.
Mahkeme MERNİS ve UYAP üzerinden bazı resmi kayıtlara erişebilse de dava konusu iddiaların desteklenmesi için somut olaya ilişkin belgelerin sunulması gerekebilir.
Öncelikle dava dilekçesi hazırlanmalıdır.
Daha önce verilmiş bir boşanma veya velayet kararı bulunuyorsa bu kararın bilgileri dilekçede gösterilebilir. Gerektiğinde karar örneği dosyaya sunulabilir.
Çocuğun eğitim koşullarıyla ilgili uyuşmazlık bulunuyorsa okul kayıtları, devamsızlık bilgileri, rehberlik kayıtları veya eğitim sürecini ortaya koyabilecek diğer belgeler önem kazanabilir.
Çocuğun sağlık durumuyla ilgili iddialar varsa doktor raporları, hastane kayıtları, tedavi belgeleri veya uzman raporları değerlendirilebilir.
Şiddet iddiası varsa koruma kararları, polis veya jandarma tutanakları, sağlık raporları, ceza soruşturması veya dava dosyaları somut olayın niteliğine göre önem taşıyabilir.
Çocuğun ihmal edildiği ileri sürülüyorsa bunu destekleyen tanıklar, resmi kayıtlar ve diğer objektif deliller değerlendirilebilir.
Ancak hangi belgenin gerçekten gerekli olduğunun dosyaya göre belirlenmesi gerekir. Velayet davalarında “şu belgeleri getiren davayı kazanır” şeklinde standart bir belge listesi bulunmamaktadır.
Velayet Davasında Hangi Deliller Kullanılır?
Velayet davasında deliller, çocuğun yaşam koşullarının gerçekte nasıl olduğunu ortaya koymaya hizmet etmelidir.
Tanık anlatımları kullanılabilir.
Okul ve sağlık kayıtları incelenebilir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılabilir.
Mahkeme gerektiğinde uzman incelemesi yaptırabilir.
Sosyal inceleme raporu hazırlanabilir.
Dosyanın içeriğine göre resmi kurum kayıtları, başka mahkeme dosyaları ve çeşitli belgeler getirilebilir.
Velayetin kamu düzeniyle bağlantılı olması nedeniyle mahkemenin araştırma yetkisi de önemlidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, velayetin değiştirilmesinin çekişmesiz yargı işi olduğunu ve resen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle hakim yalnızca tarafların getirdiği bilgilerle tamamen bağlı değildir; çocuğun üstün yararını belirlemek amacıyla gerekli araştırmanın yapılması gerekir.
Sosyal İnceleme Raporu Velayet Davasında Önemli midir?
Evet.
Sosyal inceleme raporu, velayet davalarında çocuğun ve anne-babanın yaşam koşullarının daha ayrıntılı değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Uzmanlar anne, baba ve çocukla görüşebilir; çocuğun ebeveynlerle ilişkisini, mevcut yaşam ortamını, psikososyal durumunu ve ihtiyaçlarını değerlendirebilir.
Ancak sosyal inceleme raporunun tek başına “karar” niteliğinde olmadığı unutulmamalıdır.
Son kararı hakim verir.
Hakim uzman görüşünü diğer delillerle birlikte değerlendirir ve çocuğun üstün yararına uygun olan velayet düzenlemesini belirler.
Velayet Davasında Çocuğun Görüşü Alınır mı?
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi uygunsa görüşünün alınması velayet değerlendirmesinde önemli olabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 339. maddesi anne ve babanın, çocuğun olgunluğu ölçüsünde hayatını düzenlemesine imkan vermesi ve önemli konularda düşüncesini mümkün olduğunca dikkate alması gerektiğini düzenlemektedir.
Yargısal değerlendirmede de idrak çağındaki çocuğun görüşü önem taşıyabilir.
Ancak çocuğun annemi istiyorum veya babamı istiyorum demesi tek başına velayeti belirlemez.
Mahkemenin temel görevi yine çocuğun üstün yararını belirlemektir.
Çocuğun tercihinin baskı, yönlendirme veya geçici koşullar nedeniyle oluşup oluşmadığı da dosyanın özelliklerine göre incelenebilir.
Velayetin Değiştirilmesi İçin Hangi Sebepler İleri Sürülebilir?
Velayetin değiştirilmesi sebepleri sınırlı ve değişmez bir liste şeklinde düzenlenmemiştir.
TMK 183, anne veya babanın yeniden evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguları örnek olarak göstermektedir.
Uygulamada ise esas mesele yeni durumun çocuğu nasıl etkilediğidir.
Velayet sahibi ebeveynin çocuğun temel ihtiyaçlarıyla ilgilenmemesi, eğitim veya sağlık sürecinin ciddi biçimde aksaması, çocuğa yönelik ihmal veya şiddet iddialarının bulunması, velayet görevlerinin ağır şekilde ihmal edilmesi veya çocuk açısından sürdürülemez bir yaşam ortamının meydana gelmesi değerlendirmeye konu olabilir.
Çocuğun uzun süredir fiilen diğer ebeveyn yanında yaşıyor olması da diğer koşullarla birlikte önem kazanabilir.
Ancak yalnızca anne veya babanın yeniden evlenmesi velayetin otomatik olarak değiştirilmesine neden olmaz.
TMK’nın 349. maddesine göre yeniden evlenme tek başına velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerekli kılıyorsa velayet sahibinin değiştirilmesi mümkün olabilir.
Baba Velayet Davası Açabilir mi?
Evet.
Babanın velayet davası açmasına veya boşanma sonrasında velayetin kendisine verilmesini talep etmesine engel genel bir kural bulunmamaktadır.
Boşanma sırasında velayetin anneye verilmiş olması da babanın ileride velayetin değiştirilmesini istemesine engel değildir.
Ancak babanın talebinin değerlendirilmesinde de temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Babanın gelirinin anneden daha yüksek olması tek başına yeterli değildir.
Çocuğun baba ile ilişkisi, babanın bakım kapasitesi, yaşam koşulları, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını karşılama imkanları, mevcut düzen ve dosyanın diğer özellikleri birlikte değerlendirilir.
Anne Velayetin Değiştirilmesi Davası Açabilir mi?
Evet.
Velayet boşanma sırasında babaya bırakılmışsa ve daha sonra koşullar değişmişse anne de velayetin değiştirilmesi talebinde bulunabilir.
Mahkeme anne veya babaya cinsiyete dayalı otomatik bir öncelik tanımak yerine çocuğun ihtiyaçlarını ve üstün yararını değerlendirmek zorundadır.
Dolayısıyla velayet davalarında asıl soru “anne mi daha avantajlı, baba mı?” değil, çocuk hangi düzen içerisinde daha sağlıklı ve güvenli gelişebilir? sorusudur.
Evli Olmayan Anne ve Baba Açısından Velayet Nasıl Düzenlenir?
Türk Medeni Kanunu’nun 337. maddesine göre anne ve baba evli değilse velayet kural olarak anneye aittir.
Annenin küçük, kısıtlı veya ölmüş olması ya da velayetin anneden alınmış bulunması halinde hakim çocuğun menfaatine göre vasi atayabilir veya velayeti babaya verebilir.
Bu nedenle evlilik dışı doğan çocuklarda velayet değerlendirmesi yapılırken TMK 337’deki özel düzenlemenin dikkate alınması gerekir.
Velayet Davası Açmadan Önce Arabulucuya Gitmek Zorunlu mu?
Velayet davasında zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, arabuluculuğun esas itibarıyla tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanabileceğini düzenlemektedir. Ayrıca aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığı açıkça belirtilmektedir.
Velayet ise çocuğun üstün yararı ve kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır.
Bu nedenle velayet talebi için ticari veya bazı iş uyuşmazlıklarında olduğu gibi önce zorunlu arabuluculuğa başvurup son tutanak alma şartı bulunmamaktadır.
Velayet Davasını Avukatsız Açmak Mümkün mü?
Kural olarak kişinin aile mahkemesinde dava açabilmesi için avukatla temsil edilmesi zorunlu değildir.
Dolayısıyla velayet davası avukatsız açılabilir.
Ancak velayet uyuşmazlıkları çocuğun geleceğini doğrudan etkileyen ve hukuki nitelendirme, delil sunumu, görev-yetki ayrımı ve usul kuralları bakımından önemli sonuçlar doğurabilen davalardır.
Özellikle şiddet, ihmal, şehir değişikliği, yurt dışına çıkış, özel sağlık gereksinimleri, velayetin kaldırılması veya karmaşık delil uyuşmazlıklarının bulunduğu dosyalarda profesyonel hukuki yardım alınması tercih edilebilir.
Velayet Davası Açmanın Masrafı Var mı?
Mahkemede dava açılırken yürürlükteki mevzuat ve tarifeler kapsamında harç ve yargılama giderleri gündeme gelebilir.
Tebligat, bilirkişi veya uzman incelemesi gibi işlemler nedeniyle gider avansı gerekebilir.
Bu tutarlar her yıl değişebildiği için “velayet davası 2026 ücreti şu kadardır” şeklinde sabit bir rakam vermek doğru değildir.
Yargılama giderlerini karşılamakta güçlük çeken kişiler bakımından ise belirli şartlarla adli yardım imkanı bulunmaktadır.
HMK’nın 334. maddesine göre kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeden yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olan ve talebi açıkça dayanaktan yoksun bulunmayan kişiler adli yardımdan yararlanabilir. Adli yardım kapsamında bazı yargılama giderlerinden geçici muafiyet ve şartları oluştuğunda avukat temini gibi imkanlar bulunabilir.
Velayet Davasında Geçici Velayet Talep Edilebilir mi?
Boşanma davası devam ederken hakim çocuğun bakım ve korunmasına yönelik geçici önlemleri resen alabilir. TMK 169 bu konuda açık düzenleme içermektedir.
Bağımsız velayet uyuşmazlıklarında da çocuğun güvenliği bakımından acil durumlar bulunuyorsa geçici hukuki koruma ve koruyucu önlemler gündeme gelebilir.
Özellikle çocuğun fiziksel veya psikolojik güvenliğinin ciddi tehlike altında olduğu ileri sürülüyorsa durumun dilekçede açık ve somut biçimde ortaya konulması gerekir.
Çocuğun Tehlikede Olması Halinde Mahkeme Hangi Önlemleri Alabilir?
Türk Medeni Kanunu’nun 346. maddesine göre çocuğun menfaati ve gelişimi tehlikeye düşerse ve anne-baba bu duruma çözüm bulamaz veya buna güçleri yetmezse hakim çocuğun korunması için uygun önlemleri alabilir.
Daha ağır şartların bulunması halinde TMK 347 kapsamında çocuğun başka bir aile veya kuruma yerleştirilmesi, TMK 348 kapsamında ise velayetin kaldırılması gibi daha ileri önlemler gündeme gelebilir.
Velayetin kaldırılması ağır sonuç doğuran bir müdahale olduğundan her aile içi uyuşmazlık velayetin kaldırılmasına yol açmaz.
Mahkeme ölçülülük ve çocuğun üstün yararı çerçevesinde değerlendirme yapar.
Velayet Kaldırıldıktan Sonra Geri Alınabilir mi?
Bazı koşullarda mümkündür.
Türk Medeni Kanunu’nun 351. maddesine göre velayetin kaldırılmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde hakim resen veya anne ya da babanın istemi üzerine velayeti geri verebilir.
Bu düzenleme velayet kararlarının çocuğun koşullarına göre dinamik biçimde değerlendirildiğini göstermektedir.
Esas olan geçmişte kimin haklı olduğu değil, mevcut koşullarda çocuğun hangi çözümle daha iyi korunacağıdır.
Velayet Davasında Anne veya Babanın Geliri Belirleyici midir?
Hayır.
Ekonomik durum velayet değerlendirmesinde dikkate alınabilecek unsurlardan biridir ancak yüksek gelir tek başına velayet hakkı sağlamaz.
Çocuğun günlük bakımı, duygusal ihtiyaçları, eğitim hayatı, psikolojik güvenliği, mevcut yaşam düzeni ve ebeveynlerle kurduğu ilişki ekonomik koşullarla birlikte değerlendirilir.
Dolayısıyla “daha çok kazanan velayeti alır” şeklindeki düşünce hukuken doğru değildir.
Velayet Davasında Dikkat Edilmesi Gereken En Önemli Konu Nedir?
En önemli konu, davanın diğer ebeveyni cezalandırma aracına dönüştürülmemesidir.
Velayet uyuşmazlığı anne ve baba arasında kimin daha güçlü olduğunu belirleyen bir yarış değildir.
Yargıtay uygulamasında velayetin kamu düzenine ilişkin olduğu ve ebeveynlerin kişisel tercihlerinden önce çocuğun üstün yararının dikkate alınması gerektiği açıkça kabul edilmektedir.
Bu nedenle dava dilekçesinde diğer ebeveyn hakkında çocukla ilgisi olmayan çok sayıda kişisel iddia ileri sürmek yerine, çocuğun yaşamını doğrudan etkileyen olaylara odaklanmak daha anlamlıdır.
Velayet Davası Açma Süreci Nasıl İlerler?
Genel olarak süreç, uygun aile mahkemesine dava veya talep dilekçesinin sunulmasıyla başlar.
Dilekçenin ardından karşı tarafa tebligat yapılır.
Tarafların iddia ve savunmaları alınır.
Gerekli görülen deliller toplanır.
Tanıklar dinlenebilir.
Okul, hastane, emniyet veya diğer kurumlardan kayıtlar istenebilir.
Çocuk ve ebeveynler hakkında sosyal inceleme yapılabilir.
Çocuğun yaşı ve olgunluğu uygunsa görüşü alınabilir.
Mahkeme elde edilen verileri bir bütün olarak değerlendirerek çocuğun üstün yararına uygun gördüğü kararı verir.
Velayet düzenlemesinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle hakim gerektiğinde tarafların sunduğu delillerin dışında da araştırma yapabilir. HMK’nın çekişmesiz yargıya ilişkin hükümlerinde resen araştırma ilkesi kabul edilmiştir.
Bu kapsamda bilgilendirici içeriklerde İstanbul velayet davası, İstanbul velayet davası nasıl açılır, Anadolu Yakası velayet davası, Kartal velayet davası, Kadıköy velayet davası, Maltepe velayet davası, Pendik velayet davası, Ataşehir velayet davası, Üsküdar velayet davası, Beykoz velayet davası, Ümraniye velayet davası, Ankara velayet davası, İzmir velayet davası, Bursa velayet davası, Kocaeli velayet davası, Antalya velayet davası, Sakarya velayet davası ve Tekirdağ velayet davası gibi coğrafi arama niyetleri doğal biçimde kullanılabilir.
Ayrıca kullanıcıların arama davranışlarında velayet davası nasıl açılır, velayet davası için gerekli belgeler, velayeti değiştirmek için ne yapmak gerekir, baba velayeti nasıl alır, anne velayeti nasıl geri alır, velayet değişikliği şartları, çocuğun velayeti nasıl alınır, velayet davası hangi mahkemede açılır ve velayet davası ne kadar sürer gibi sorgularla karşılaşılabilir.
Ancak belirli bir ifadenin gerçekten “en çok aranan anahtar kelime” olduğunun söylenebilmesi için güncel Google Ads Keyword Planner veya eşdeğer arama hacmi verilerinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Daha önemlisi, hukuk bürosu veya avukat adına yapılacak Google Ads, sponsorlu arama reklamları ve SEO çalışmaları Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
TBB’nin disiplin kararlarında “boşanma avukatı”, “ceza avukatı” ve benzeri uzmanlık veya hizmet ifadeleri üzerinden arama motorlarında reklam verilmesi reklam yasağı kapsamında yaptırıma konu olmuştur. 2026 yılında Reklam Yasağı Yönetmeliği kapsamında çevrimiçi ihlalleri izlemek üzere TBB bünyesinde özel takip merkezi kurulmuştur.
Bu nedenle yukarıdaki bölgesel kelimeler bilgilendirici içerikte kullanıcıların hukuki bilgi arama niyetini karşılamak amacıyla değerlendirilmelidir; doğrudan avukatlık hizmetinin reklamına yönelik Google Ads kampanyası oluşturulurken güncel TBB düzenlemelerine uygunluk ayrıca kontrol edilmelidir.
Velayet Davası Açmak İçin Ne Gerekiyor? Sıkça Sorulan Sorular
Velayet davası açmak için hangi şartlar gerekir?
Davanın türüne göre şartlar değişir. İlk defa boşanma kapsamında velayet düzenlenecekse boşanma dosyası içinde talepte bulunulabilir. Daha önce verilmiş velayet kararının değiştirilmesi isteniyorsa değişen koşulların veya velayet değişikliğini gerekli kılan nedenlerin ortaya konulması önemlidir.
Velayet davası için hangi belgeler gerekir?
Dava dilekçesi temel belgedir. Somut olaya göre önceki mahkeme kararları, okul belgeleri, sağlık kayıtları, koruma kararları, resmi tutanaklar ve diğer deliller kullanılabilir. Her velayet davası için zorunlu ve değişmez tek bir belge listesi yoktur.
Velayet davası hangi mahkemeye açılır?
Görevli mahkeme kural olarak Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerde belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapabilir.
Velayetin değiştirilmesi davasını kendi bulunduğum yerde açabilir miyim?
Velayetin değiştirilmesi çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. HMK 384 ve Yargıtay uygulaması kapsamında kanunda aksine hüküm bulunmadıkça talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkili olabilir.
Boşanmadan sonra velayet değişir mi?
Evet. Yeni koşullar çocuğun üstün yarısı bakımından değişikliği gerekli kılıyorsa velayetin değiştirilmesi mümkündür.
Baba velayet davası açabilir mi?
Evet. Velayetin annede olması babanın dava açmasına engel değildir. Mahkeme babanın değil, öncelikle çocuğun yararını değerlendirir.
Anne velayeti geri alabilir mi?
Koşullar oluşmuşsa anne velayetin değiştirilmesini veya kaldırılmış velayetin geri verilmesini talep edebilir. Velayetin kaldırılma sebebi ortadan kalktığında TMK 351 kapsamında velayetin geri verilmesi mümkün olabilir.
Velayet davasında çocuk dinlenir mi?
Çocuğun yaşı ve olgunluğu uygunsa görüşünün alınması gündeme gelebilir. Ancak çocuğun tercihi hakimi tek başına bağlamaz.
Çocuğun annede veya babada kalmak istemesi yeterli midir?
Tek başına yeterli değildir. Çocuğun görüşü önemli olmakla birlikte üstün yararı esas alınır.
Velayet davasında tanık gerekir mi?
Tanık delili kullanılabilir ancak her dava için mutlaka tanık bulunması şeklinde genel bir zorunluluk yoktur. Dosyanın özelliklerine göre resmi kayıtlar ve uzman değerlendirmeleri daha önemli olabilir.
Velayet davasında sosyal inceleme yapılır mı?
Mahkeme gerekli gördüğünde sosyal inceleme ve uzman değerlendirmesi yaptırabilir.
Velayet davası açmadan arabulucuya gitmek gerekir mi?
Hayır. Velayet konusunda zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmamaktadır.
Avukatsız velayet davası açılabilir mi?
Evet. Avukatla temsil genel olarak zorunlu değildir. Bununla birlikte velayet uyuşmazlıkları çocuğun geleceğini doğrudan etkilediğinden hukuki destek alınması tercih edilebilir.
Daha yüksek geliri olan taraf velayeti alır mı?
Hayır. Ekonomik durum tek başına belirleyici değildir.
Anne yeniden evlenirse velayet babaya geçer mi?
Hayır. Yeniden evlenme otomatik velayet değişikliğine yol açmaz. TMK 349 kapsamında yalnızca çocuğun menfaati gerektiriyorsa velayet düzenlemesi değiştirilebilir.
Çocuğu diğer ebeveyne göstermemek velayet davası nedeni olabilir mi?
Mahkeme kararına aykırı biçimde kişisel ilişkinin sürekli engellenmesi somut olayın özelliklerine göre velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Ancak her olay ayrıca incelenir ve temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Velayet davasında şiddet iddiası önemli midir?
Evet. Çocuğun veya diğer aile bireylerinin güvenliğini etkileyen şiddet iddiaları ciddi biçimde değerlendirilir. Mahkeme iddianın niteliğine göre resmi kayıtları, koruma kararlarını, sağlık belgelerini ve diğer delilleri inceleyebilir.
Velayet kararı kesin olarak hiç değişmez mi?
Hayır. Velayet kararları koşullar değiştiğinde yeniden düzenlenebilir. TMK 183 ve TMK 351 bu konuda değişen şartlara göre yeni önlem alınmasına imkan tanımaktadır.
Velayet davasını kazanmak için ne gerekir?
Velayet uyuşmazlığını klasik anlamda “kazanılması gereken” bir mücadele olarak görmek doğru değildir. Asıl amaç, mahkemeye çocuğun güvenliği ve gelişimi bakımından hangi yaşam düzeninin üstün yararına uygun olduğunu somut ve güvenilir delillerle gösterebilmektir.
Velayet Davası Açarken Çocuğun Üstün Yararı Esas Alınır
Velayet davası açmak için ne gerekiyor? sorusunun cevabı, hangi tür velayet talebinde bulunulacağına göre değişmektedir.
Boşanma davası devam ediyorsa velayet talebi aynı dava içerisinde ileri sürülebilir. Boşanma kesinleşmiş ve daha önce verilmiş velayet kararının değiştirilmesi isteniyorsa velayetin değiştirilmesi talebi gündeme gelir.
Bu durumda dava dilekçesinde çocuğun mevcut yaşam koşulları, sonradan meydana gelen gelişmeler, değişikliğin neden gerekli olduğu ve talebi destekleyen deliller mümkün olduğunca açık şekilde ortaya konulmalıdır.
Velayet davaları kural olarak Aile Mahkemesinde görülür. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakabilir. Velayetin değiştirilmesi talebi ise çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup HMK 384 uyarınca talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkili olabilir.
Davanın sonucunu yalnızca anne veya babanın maddi gücü, cinsiyeti ya da kişisel isteği belirlemez. Çocuğun sağlık durumu, eğitimi, psikolojik ve sosyal gelişimi, mevcut yaşam düzeni, ebeveynlerle ilişkisi, bakım ihtiyaçları ve güvenliği bir bütün halinde değerlendirilir.
Mahkeme sosyal inceleme yaptırabilir, tanıkları dinleyebilir, okul ve sağlık kayıtlarını inceleyebilir, uzmanlardan görüş alabilir ve çocuğun yaşı ile olgunluğu uygunsa görüşünü değerlendirebilir.
Velayetin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle hakim gerekli gördüğü konularda resen araştırma yapabilir. Yargıtay kararlarında da ebeveynlerin kişisel isteklerinden önce çocuğun üstün yararının korunmasının zorunlu olduğu açık biçimde vurgulanmaktadır.
Bu nedenle velayet davasına hazırlanırken temel soru “çocuğun velayetini nasıl alırım?” değil, “çocuğun üstün yararının hangi yaşam düzeniyle daha iyi korunacağını hangi somut bilgiler ve hukuka uygun deliller ortaya koyuyor?” olmalıdır.
Bu içerik yürürlükte bulunan genel hukuki çerçeve esas alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir uyuşmazlıkta dosyanın özellikleri, tarafların koşulları ve mevcut deliller ayrıca değerlendirilmelidir.
