Tokat’taki hukuk büromuzun web sitesinde Sigortasız Çalıştırma Şikayeti Nasıl Yapılır? konusu ile alakalı bu içerik hazırlandı.
Günümüz çalışma hayatında karşılaşılan en büyük yasal ihlallerden ve sosyal sorunlardan biri, işçilerin yasal haklarından mahrum bırakılarak kayıt dışı istihdam edilmesidir. Sosyal güvenlik, anayasal bir haktır ve bu hakkın ihlal edilmesi hem birey hem de toplum için ağır sonuçlar doğurmaktadır. Bir işyerinde çalışmaya başlayan her bireyin, işe başladığı andan itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesinde kayıt altına alınması yasal bir zorunluluktur. Bu yasal zorunluluğa uymayan işverenler hakkında yapılabilecek sigortasız çalıştırma şikayeti süreçleri, çalışanların haklarını korumak adına kritik bir öneme sahiptir.
Kayıt Dışı İstihdam ve Sigortasız Çalıştırma Nedir?
Kayıt dışı istihdam, en temel tanımıyla, çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) hiç bildirilmemesi veya çalışma sürelerinin ya da aldıkları ücretlerin kuruma eksik bildirilmesi durumudur. İş hukukumuzda ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında, bir kişinin işverene bağlı olarak çalışmaya başlamasıyla birlikte sigortalı olma hakkı kendiliğinden doğar. İşçi bu haktan kendi isteğiyle dahi feragat edemez.
Uygulamada sigortasız çalıştırma üç farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır:
-
Çalışanın SGK’ya Hiç Bildirilmemesi: İşçinin fiilen çalışmasına rağmen kurum kayıtlarında hiçbir şekilde gözükmemesi durumudur. Bu durum tam kayıt dışılık olarak adlandırılır.
-
Çalışma Sürelerinin Eksik Bildirilmesi: İşçinin ayda tam 30 gün çalışmasına rağmen, işveren tarafından kuruma örneğin 10 gün veya 15 gün çalışmış gibi gösterilmesidir.
-
Ücretin Eksik Bildirilmesi: İşçinin gerçekte asgari ücretin çok üzerinde bir maaş almasına rağmen, SGK primlerinin sadece asgari ücret üzerinden yatırılması, aradaki farkın ise elden ödenmesi durumudur.
Bu üç durumun tamamı yasalara aykırıdır ve çalışanın anayasal haklarının gasp edilmesi anlamına gelir. Bu tür durumlarda işçilerin vakit kaybetmeden eksik gün şikayeti veya doğrudan sigortasızlık şikayetinde bulunması gerekmektedir.
Sigortasız Çalıştırmanın İşçiye ve Topluma Zararları
Bir işçinin sigortasız işçi çalıştırma eylemine maruz kalması, sadece bugünü değil, geleceğini de derinden etkileyen çok boyutlu zararlar doğurur. Bu zararları bireysel ve toplumsal olmak üzere iki ana başlıkta incelemek mümkündür.
İşçi Açısından Zararlar
Sigortasız çalışan bir birey, iş ve sosyal güvenlik mevzuatının sağladığı koruyucu şemsiyeden tamamen mahrum kalır.
-
Sağlık Hizmetlerinden Yararlanamama: Sigortası yatırılmayan işçi ve bakmakla yükümlü olduğu ailesi (eşi, çocukları), devletin sunduğu Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamındaki ücretsiz veya indirimli sağlık hizmetlerinden yararlanamaz. Hastaneye gittiklerinde yüksek meblağlarda faturalarla karşılaşırlar.
-
Emeklilik Hakkının Kaybı: Belki de en büyük kayıp emeklilikte yaşanır. Emekli olabilmek için belirli bir prim gün sayısını doldurmak şarttır. Sigortasız geçilen her gün, emeklilik yaşının gecikmesine veya kişinin hiçbir zaman emekli maaşına hak kazanamamasına neden olur.
-
İşsizlik Maaşı Alamama: Kendi istek ve kusuru dışında işten çıkarılan bir işçi, belirli prim şartlarını taşıyorsa İşkur üzerinden işsizlik maaşı alabilir. Sigortasız çalışan işçi, işten çıkarıldığında bu haktan da mahrum kalır.
-
Kıdem ve İhbar Tazminatı Riskleri: İş kanununa göre bir yılı dolduran işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak çalışmanın resmi kayıtlarda olmaması, bu tazminatların alınmasını hukuken çok zorlaştırır; işçinin önce hizmet tespit davası açarak çalıştığını ispatlaması gerekir.
-
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Durumunda Mağduriyet: İşyerinde meydana gelebilecek olası bir kaza veya meslek hastalığı durumunda, sigortasız işçi geçici işgöremezlik ödeneği (rapor parası) veya kalıcı sakatlık durumunda sürekli işgöremezlik geliri alamaz. Hayati tehlike atlatsa bile ekonomik olarak büyük bir yıkım yaşar.
Toplumsal ve Ekonomik Zararlar
Kayıt dışı işçi çalıştırma sadece işçiye değil, ülke ekonomisine de büyük bir darbe vurur.
-
Vergi ve Prim Kaybı: Devlet, toplayamadığı SGK primleri ve gelir vergileri nedeniyle devasa bir gelir kaybına uğrar. Bu durum, kamu hizmetlerinin kalitesinin düşmesine ve dürüst vatandaşların üzerindeki vergi yükünün artmasına neden olur.
-
Haksız Rekabet: Yasalara uyarak işçisinin sigortasını tam yatıran, vergilerini ödeyen dürüst bir işveren; maliyetlerini düşürmek için kaçak işçi çalıştıran bir işverenle piyasada rekabet edemez duruma gelir. Bu da ticari ahlakı ve serbest piyasa dengesini bozar.
Sigortasız Çalıştırma Şikayeti Nereye ve Nasıl Yapılır?
Hakkı gasp edilen veya bu duruma şahit olan kişilerin en çok merak ettiği konu sigortasız çalıştırma nereye şikayet edilir sorusudur. Devlet, kayıt dışı istihdamla mücadele etmek amacıyla vatandaşlara birden fazla şikayet kanalı sunmuştur. Bu kanalların her biri resmi nitelik taşır ve şikayetler titizlikle incelenir. İşte sigortasız çalıştırma şikayeti yapabileceğiniz temel ve en etkili yöntemler:
1. ALO 170 İletişim Merkezi Üzerinden Şikayet
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde hizmet veren ALO 170, çalışma hayatı ve sosyal güvenlikle ilgili her türlü ihbar, şikayet, soru ve talebin iletilebildiği en hızlı ve aktif çağrı merkezidir. ALO 170 şikayet hattı, 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet vermektedir.
Nasıl Yapılır?
-
Telefonunuzdan 170 numarasını tuşlayarak müşteri temsilcisine bağlanın.
-
Müşteri temsilcisine sigortasız işçi şikayeti yapmak istediğinizi belirtin.
-
Sizden işyerinin tam unvanı (tabeladaki ismi değil, yasal unvanı önemlidir ancak bilmiyorsanız tabeladaki ismi de verebilirsiniz), işyerinin açık ve detaylı adresi, çalışma saatleri, işyerinde kaç kişinin sigortasız çalıştığı gibi bilgiler istenecektir.
-
Bu bilgileri eksiksiz verdikten sonra çağrı merkezi görevlisi size bir başvuru/takip numarası verecektir. Bu numara ile daha sonra şikayetinizin hangi aşamada olduğunu yine aynı hattı arayarak veya e-Devlet üzerinden sorgulayabilirsiniz.
-
Gizlilik: ALO 170 üzerinden yapacağınız ihbarlarda isminizin gizli tutulmasını talep edebilirsiniz. “İsmimin işverenle veya üçüncü şahıslarla paylaşılmasını kesinlikle istemiyorum” şeklinde bir beyanda bulunmanız, şikayetinizin anonim olarak işleme alınmasını sağlayacaktır.
2. CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) Üzerinden Başvuru
Devlet kurumlarına şikayet iletmenin en etkili yollarından bir diğeri de CİMER şikayet sistemidir. CİMER üzerinden yapılan başvurular, doğrudan ilgili bakanlığa ve oradan da Sosyal Güvenlik Kurumuna sevk edilir ve yasal süreler içerisinde cevaplanması zorunludur.
Nasıl Yapılır?
-
İnternet tarayıcınızdan CİMER resmi web sitesine veya e-Devlet üzerinden CİMER portalına giriş yapın.
-
“Şikayet” veya “İhbar” seçeneğini tıklayın.
-
Açılan metin kutusuna durumu detaylı, açık ve anlaşılır bir dille yazın. (Örnek: “Şu ilçe, şu adreste faaliyet gösteren X isimli firmada/fabrikada/markette şu tarihten beri sigortasız olarak çalışmaktayım. İşyerinde benim dışımda şu kadar kişi daha sigortasız çalıştırılmaktadır. Gerekli denetimlerin yapılmasını arz ederim.”)
-
Sisteme işyerine ait fotoğraf, konum bilgisi veya elinizde varsa (maaş ödemesini gösterir belge vb.) ek belgeleri yükleyebilirsiniz.
-
CİMER başvurularında da iletişim bilgilerinizin gizli kalmasını talep etme hakkınız bulunmaktadır.
3. SGK İl veya Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüklerine Dilekçe İle Başvuru
Eğer dijital veya telefon kanallarını kullanmak istemiyorsanız, doğrudan işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğüne veya Merkez Müdürlüğüne giderek ıslak imzalı bir SGK şikayet dilekçesi verebilirsiniz.
Dilekçede Olması Gerekenler:
-
Dilekçenin verileceği makamın adı (Örn: … Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğüne).
-
Şikayetçinin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve iletişim bilgileri.
-
İşyerinin açık adresi, unvanı ve biliniyorsa vergi numarası.
-
Sigortasız çalışma süresi (işe başlama tarihi ve halen devam edip etmediği).
-
Çalışma saatleri ve yapılan işin niteliği.
-
Varsa şahitlerin isimleri veya eldeki delillerin (maaş bordrosu yerine geçen adi belgeler, puantaj kayıtları vb.) dökümü.
Yazılan dilekçe evrak kayıt birimine teslim edilir ve dilekçe takip numarası alınır. Bu numara ile dilekçenin durumu takip edilir.
4. E-Devlet Üzerinden Yapılabilecek İşlemler
E-Devlet Kapısı, vatandaşların kurumlara gitmeden birçok işlemi yapabilmesini sağlar. Doğrudan bir “sigortasız şikayet butonu” olmamakla birlikte, e-Devlet üzerinden SGK Dökümü sorgulanarak sigortanın yatıp yatmadığı kontrol edilebilir, eksiklik tespit edildiğinde yine e-Devlet çatısı altındaki CİMER bağlantısı kullanılarak hızlıca ihbarda bulunulabilir. Ayrıca, ALO 170 üzerinden açılan kayıtların durumu da “Çalışma Hayatım” veya “SGK Başvuru Takip” menüleri altından izlenebilir.
Şikayet Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar ve Kanıt Toplama
Sigortasız çalıştırma ihbarı yaparken, sürecin işçinin lehine sonuçlanabilmesi için sadece şikayet etmek çoğu zaman yeterli olmaz. SGK denetmenleri işyerine geldiklerinde genellikle işveren durumu inkar etme yoluna gider. Bu nedenle, şikayet öncesinde ve sırasında sağlam adımlar atmak, delil toplamak hayati önem taşır. Şikayetin içi boş iddialardan ziyade somut delillere dayanması, kurumun işverene ceza kesmesini kolaylaştırır.
Somut Deliller Nelerdir? Nasıl Toplanır?
İş hukuku davalarında ve SGK denetimlerinde her türlü yasal delil geçerlidir. Sigortasız çalışan bir işçinin elini güçlendirecek en önemli deliller şunlardır:
-
Banka Hesap Hareketleri (Dekontlar): İşveren sigortanızı yapmamış olabilir ancak maaşınızı banka üzerinden yolluyorsa bu büyük bir delildir. Özellikle açıklama kısmında “maaş”, “ücret”, “avans” gibi ibareler varsa, bu durum aradaki işçi-işveren ilişkisini net olarak kanıtlar.
-
İmza Föyleri ve Puantaj Kayıtları: İşyerine giriş çıkışlarda imzaladığınız defterler, vardiya çizelgeleri veya parmak izi/yüz tanıma sistemlerine ait kayıtların (mümkünse) fotoğrafını çekmek.
-
İşyerine Ait Belgeler: Üzerinde isminizin ve işyeri kaşesinin bulunduğu teslimat fişleri, kargo alındı belgeleri, irsaliyeler, işyeri içi yazışmalar, kurumsal e-posta adresinden atılan mailler.
-
İletişim Kayıtları: İşveren veya yöneticilerle yapılan ve çalışma koşullarını, mesai saatlerini, verilecek görevleri veya maaş ödemelerini içeren WhatsApp yazışmaları, SMS’ler son derece güçlü delillerdir.
-
Görsel Materyaller: İşyerinde çalışırken çekilmiş, üzerinde üniforma veya yaka kartı bulunan fotoğraflar veya güvenlik kamerası görüntüleri.
-
Müşteri ve İş Kayıtları: Eğer satış veya hizmet sektöründeyseniz, müşterilere kestiğiniz fişlerin kopyaları, hazırladığınız raporlar.
Şahitlerin Önemi
Özellikle kağıt üzerinde veya dijital ortamda yeterli belge bırakılmayan durumlarda en büyük ispat aracı tanık (şahit) beyanlarıdır. SGK müfettişleri denetim sırasında işyerindeki diğer çalışanların ifadelerine başvurur. Ancak en etkili tanıklar, bordrolu (sigortalı) olarak o işyerinde çalışan mesai arkadaşlarıdır. Sizinle aynı dönemde o işyerinde çalışan, komşu işyerlerinin esnafları veya çalışanları da tanık olarak gösterilebilir. Ancak akraba veya yakın arkadaşların tanıklığı, objektif kabul edilmeyebileceği için aynı işyerinde çalışan kişilerin beyanları mahkemeler ve kurumlar nezdinde çok daha değerlidir.
İsimsiz Şikayet (Gizlilik) Mümkün Müdür?
Çalışanların hak arama yollarını kullanırken en çok çekindikleri nokta, işverenin haberdar olması ve bunun sonucunda işten çıkarılma, mobbing (psikolojik baskı) veya tehdit gibi durumlarla karşılaşma korkusudur. Bu nedenle isimsiz şikayet veya kimlik gizleme talebi son derece yaygın ve yasal bir haktır.
Devletin sağladığı şikayet mekanizmaları (ALO 170, CİMER, Dilekçe), muhbirin kimliğini koruma altına alan sistemlere sahiptir. İhbarı yaparken “Kimlik bilgilerimin işveren dahil hiçbir üçüncü şahısla paylaşılmasını istemiyorum” şeklinde açık bir beyanda bulunmanız halinde, SGK denetmenleri işyerine gittiklerinde “Bize bir ihbar geldi, falanca kişi şikayet etti” demezler. Bunun yerine “Kurumumuzun olağan saha denetimleri kapsamında buradayız” veya “Bölgesel risk denetimi yapıyoruz” diyerek teftişi gerçekleştirirler.
Ancak burada ince bir detay vardır: Şikayet eden kişi sadece kendi haklarını geri almak istiyorsa (örneğin sadece kendi sigortasız günleri için hizmet tespiti talep ediyorsa), kurum mecburen o kişi üzerinden işlem yapacağı için işveren şikayetçinin kim olduğunu dolaylı olarak anlayabilir. Eğer amaç genel bir kaçak işçi şikayeti yapmak ve işyerindeki yasa dışı durumu sonlandırmaksa, tam gizlilik sağlanması çok daha kolaydır.
Şikayet Sonrası Süreç Nasıl İşler? Denetim Aşaması
Bir işçi veya vatandaş tarafından yukarıdaki kanallardan biri kullanılarak şikayet gerçekleştirildikten sonra bürokratik mekanizma işlemeye başlar. Peki, şikayetten sonra işvereni ve işyerini ne gibi adımlar bekler?
-
Ön İnceleme ve Evrak Kayıt: Şikayet kuruma ulaştığında öncelikle Sosyal Güvenlik Merkezindeki ilgili birim tarafından ön incelemeye tabi tutulur. İddiaların tutarlılığı ve şikayet edilen adres/işyeri bilgilerinin doğruluğu kontrol edilir.
-
Denetmene Sevk: Şikayet geçerli bulunursa, dosya Sosyal Güvenlik Denetmenlerine sevk edilir.
-
Haberli veya Habersiz Saha Denetimi: Denetmenler, işin niteliğine göre genellikle işverene haber vermeden (baskın şeklinde) fiili bir durum tespiti yapmak üzere işyerine giderler.
-
Fiili Tespit ve Tutanak Tutulması: İşyerine giden denetmenler, o an içeride çalışan herkesin kimliklerini kontrol eder, ne iş yaptıklarını, ne zamandır çalıştıklarını ve ne kadar maaş aldıklarını sorarak bunları bir resmi tutanağa geçirirler. Bu tutanak, işveren yetkilisine de imzalatılır.
-
Kayıtların İncelenmesi: Fiili denetimin yanı sıra denetmenler işverenden geçmişe dönük maaş bordrolarını, iş sözleşmelerini, puantaj kayıtlarını, banka ödeme dekontlarını ve yasal defterleri ibraz etmesini isterler.
-
Raporun Yazılması ve Karar: Toplanan tüm deliller, alınan ifadeler ve incelenen belgeler ışığında denetmen bir rapor hazırlar. Eğer sigortasız işçi çalıştırma tespiti kesinleşirse, işverene ağır idari para cezaları uygulanması yönünde karar verilir ve işçilerin sigortasız geçirdikleri süreler re’sen (kurum tarafından kendiliğinden) sigortalı hale getirilir.
Sigortasız İşçi Çalıştıran İşverene Uygulanan Cezalar (2024 ve Sonrası İçin Kriterler)
Devlet, sosyal güvenlik sistemini ayakta tutmak için kayıt dışı istihdama karşı son derece katı cezai yaptırımlar uygulamaktadır. Sigortasız işçi çalıştırma cezası, işverenin işletme büyüklüğüne, defter tutma yükümlülüğüne ve sigortasız çalıştırılan kişi sayısına ile süresine göre katlanarak artan devasa rakamlara ulaşabilir. Cezalar genellikle o dönem geçerli olan brüt asgari ücretin katları şeklinde hesaplanır.
Uygulanan temel cezalar ve yaptırımlar şunlardır:
1. İdari Para Cezaları (İPC)
-
İşe Giriş Bildirgesinin Verilmemesi: Her bir sigortasız işçi için, işverenin bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabı esasına göre mi defter tuttuğuna bağlı olarak, asgari ücretin 2 katından 5 katına kadar ceza kesilebilir.
-
Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin (Muhtasar) Verilmemesi: Sigortasız çalıştırılan her ay için asgari ücretin 2 katı (bazı durumlarda ek bildirgelerle bu rakam artar) tutarında idari para cezası uygulanır. Bir işçinin 1 yıl boyunca sigortasız çalıştırıldığı tespit edilirse, 12 ay için ayrı ayrı ceza yazılır ki bu da işletmeyi iflasa sürükleyebilecek bir meblağdır.
2. Geriye Dönük Prim Tahsilatı ve Gecikme Zammı
İşveren sadece idari para cezası ödemekle kurtulamaz. Tespit edilen süre boyunca kuruma ödenmesi gereken işçi ve işveren payı sigorta primleri, geriye dönük olarak ve üzerine işleyen yüksek oranlı gecikme faizi/zammı eklenerek işverenden tahsil edilir.
3. Teşvik ve Desteklerden Men Edilme
Devlet, istihdamı artırmak için işverenlere çeşitli SGK prim teşvikleri sunmaktadır. Ancak yapılan denetimlerde kurumdan sadece bir (1) kişiyi bile sigortasız çalıştırdığı tespit edilen işyerleri, “yasaklı” duruma düşer. Bu işyerleri, tespit tarihinden itibaren 1 yıl süreyle tüm devlet teşviklerinden, indirimlerinden ve hibe programlarından men edilirler. Büyük ölçekli firmalar için teşviklerin kesilmesi, idari para cezasından çok daha büyük bir mali kayıp anlamına gelir.
4. İşyerinin Kapatılması Riski
Özellikle yabancı kaçak işçi çalıştıran veya bu ihlali sistematik olarak ve defalarca tekrarlayan işletmeler için, çalışma ruhsatının iptali veya işyerinin geçici/kalıcı olarak mühürlenmesi gibi ek idari yaptırımlar da söz konusu olabilmektedir.
Hizmet Tespit Davası Nedir ve Nasıl Açılır?
Yukarıda anlattığımız idari şikayet süreci (ALO 170, CİMER, SGK dilekçesi) her zaman istenilen sonucu vermeyebilir. Kurum denetmenleri işyerine gittiğinde işçi orada olmayabilir, işveren delilleri yok etmiş olabilir veya şikayet üzerine kurumdan olumsuz bir yanıt gelebilir. İşte bu noktada işçinin başvurabileceği en güçlü ve kesin hukuki yol Hizmet Tespit Davası açmaktır.
Hizmet tespit davası, işçinin işverene bağlı olarak hizmet akdi ile çalıştığı halde kuruma hiç bildirilmeyen veya eksik bildirilen çalışma sürelerinin mahkeme kararıyla ispatlanarak SGK kayıtlarına tescil ettirilmesi amacıyla açılan bir davadır.
Dava Şartları ve Hak Düşürücü Süre
Bu davayı açabilmek için yasal bir zaman sınırı (hak düşürücü süre) bulunmaktadır. İşçinin o işyerinden ayrıldığı yılın sonundan itibaren 5 yıl içerisinde bu davayı açması zorunludur. Eğer işçi işten ayrıldıktan sonra 5 yıl geçmesini beklerse, çalışma süresini kanıtlama hakkını tamamen kaybeder. Ancak işçi çalışmaya devam ediyorsa bu süre işlemeye başlamaz.
Mahkeme Süreci
Hizmet tespit davaları, işyerinin bulunduğu yerdeki İş Mahkemelerinde açılır (İş Mahkemesi olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir). Bu davalarda husumet (karşı taraf) doğrudan işverene yöneltilir, ayrıca davanın sonuçları SGK’yı da ilgilendirdiği için Sosyal Güvenlik Kurumu da davaya “feri müdahil” (ilgili kurum) sıfatıyla dahil edilir.
Mahkeme sürecinde hakim, yazılı delilleri incelemenin yanı sıra tanıkları dinler. Bu davalarda “resen araştırma ilkesi” geçerlidir. Yani hakim sadece tarafların sunduğu delillerle yetinmez, gerçeği bulmak için SGK, vergi dairesi, emniyet müdürlüğü gibi kurumlara yazılar yazarak o dönemki gerçek durumu araştırır. Dava işçi lehine sonuçlandığında, mahkeme kararı doğrudan SGK’ya gönderilir ve işçinin eksik veya hiç yatırılmamış prim günleri sisteme işlenerek emeklilik hesaplamalarına dahil edilir.
Yabancı Uyruklu İşçilerin Sigortasız Çalıştırılması ve Şikayet Süreci
Türkiye’de özellikle inşaat, tekstil, tarım ve hizmet sektörlerinde sıkça rastlanan bir diğer ihlal, yabancı uyruklu kişilerin çalışma izni olmaksızın ve sigortasız olarak istihdam edilmesidir. Türk vatandaşlarının tabi olduğu sigortalılık kuralları, Türkiye’de yasal olarak çalışan yabancılar için de aynen geçerlidir.
Bir işverenin yabancı bir işçiyi yasal olarak çalıştırabilmesi için öncelikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından “Çalışma İzni” alması şarttır. Çalışma izni alınan yabancı, aynı zamanda SGK’lı yapılmak zorundadır.
Yabancı kaçak işçi şikayeti durumunda uygulanacak prosedür biraz daha ağırdır. İhbar yine ALO 170 veya CİMER üzerinden yapılabilir. Yapılan denetimde izinsiz ve sigortasız yabancı işçi tespit edilirse:
-
İşverene, izinsiz çalıştırdığı her bir yabancı için, normal sigortasız çalıştırma cezasına ek olarak Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında son derece yüksek idari para cezaları kesilir.
-
Yabancı uyruklu işçi yakalandıktan sonra hakkında sınır dışı (deport) işlemleri başlatılır ve Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezlerine sevk edilir. İşveren ayrıca bu kişilerin ülkelerine gönderilmesi için gerekli olan yol ve konaklama masraflarını da karşılamak zorunda bırakılır.
Bu durum hem insani hem de hukuki açıdan büyük bir risk taşıdığından, işverenlerin yabancı uyruklu personel istihdamında yasal prosedürlere harfiyen uyması gerekmektedir.
Kısmi Süreli (Part-Time) Çalışanların Sigorta Hakları ve Eksik Gün Şikayeti
Sigortasız çalıştırma kavramı sadece hiç sigorta yapılmamasını kapsamaz. Özellikle restoran, kafe, mağaza gibi vardiyalı sistemin uygulandığı işyerlerinde, part-time çalışan kişilerin sigorta primlerinin eksik yatırılması da sık karşılaşılan bir durumdur.
İş Kanunu’na göre kısmi süreli çalışan bir işçinin sigortası, çalıştığı saatlerin toplamının günlük çalışma süresine (7,5 saat) bölünmesiyle hesaplanır. Ancak işveren, işçiyi fiilen haftanın 6 günü tam zamanlı çalıştırıp, kağıt üzerinde part-time sözleşme göstererek ayda sadece 10 gün sigorta primi yatırıyorsa, bu açık bir hak gaspıdır ve eksik gün şikayeti kapsamında değerlendirilir.
Çalışan, SGK dökümünde ayda 30 gün yerine daha az gün yattığını gördüğünde derhal kuruma başvurarak fiili çalışma saatlerini kanıtlayan puantaj veya kamera kayıtlarıyla birlikte durumu şikayet etmelidir. Eksik bildirilen günler tespit edildiğinde, işverenden bu günlerin primleri gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir ve işçinin hizmet dökümüne eklenir.
Sigortasız Çalıştırma ve İş Kazası: Haklar ve Süreçler
Kayıt dışı istihdamın en trajik sonuçları, işyerinde bir iş kazası yaşandığında ortaya çıkar. İşverenler genellikle iş kazasını gizlemeye çalışır veya işçiyi işyerinden uzaklaştırarak olayı bir ev kazası veya sokak kazası gibi göstermesi için baskı yaparlar.
Eğer sigortasız bir işçi iş kazası geçirirse:
-
Hastaneye gidildiğinde mutlaka olayın iş kazası olduğu adli polise ve doktorlara beyan edilmelidir. Doktor, tutanağa bunu adli vaka ve iş kazası olarak işlemek zorundadır.
-
Kaza anında sigortası olmasa bile, kanun işçiyi korur. SGK, işçinin her türlü sağlık giderini karşılar, ameliyat masraflarını öder.
-
Eğer işçi sakat kalırsa veya hayatını kaybederse, geride kalanlara veya işçiye maaş bağlanır.
-
Ancak SGK, cebinden çıkan bu tüm masrafları (hastane masrafları, bağlanan maaşın peşin sermaye değeri) dönüp faiziyle birlikte işverenden rücu (tahsil) eder. İşveren, sigorta yapmaktan kaçarken ödemesi gereken primin yüzlerce katı büyüklüğünde bir tazminat yüküyle baş başa kalır.
-
Ayrıca işçi, maddi ve manevi tazminat davası açarak işverenden ciddi tazminatlar talep edebilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Bu bölümde, arama motorlarında en çok aratılan ve vatandaşların zihnini en fazla kurcalayan temel sorulara net cevaplar vereceğiz.
1. Sigortasız işçi şikayet süresi ne kadardır? Geriye dönük şikayet yapılabilir mi? İdari şikayetler (kuruma yapılan başvurular) her zaman yapılabilir. Ancak işçinin geriye dönük haklarını (hizmet tespiti) mahkeme yoluyla alabilmesi için, işten ayrıldığı yılın bitiminden itibaren en geç 5 yıl içerisinde Hizmet Tespit Davası açması gerekmektedir. İş devam ediyorsa bu süre işlemez.
2. Asgari ücretin altında maaş almak ve sigortasız çalışmak suç mu? Evet, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre bir işçiye asgari ücretin altında maaş ödemek kesinlikle yasaktır ve idari para cezası gerektirir. Hem eksik maaş ödenmesi hem de sigortasız çalıştırılması çifte ihlaldir ve kuruma şikayet edilmelidir.
3. Akrabanın yanında sigortasız çalışmak yasal mıdır? İş Kanunu kapsamında eş ve üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları arasında tarım işlerinde yapılan çalışmalar istisna kabul edilebilir, ancak ticari bir işletmede (market, atölye, mağaza vb.) babanızın, amcanızın veya kardeşinizin yanında dahi çalışsanız sigortalı olmak zorundasınız. Ticari işletmelerde akrabalık ilişkisi sigortasız çalıştırmaya mazeret olamaz.
4. Emekliyim, sigortasız çalışırsam ne olur? Emekli vatandaşların çalışması önünde bir engel yoktur. Ancak emekli biri işe girdiğinde, “Sosyal Güvenlik Destek Primi” (SGDP) ödenerek sigortalı yapılması gerekir. Eğer emekli çalışan sigortasız çalıştırılır ve tespit edilirse, emekli maaşı kesilmez ancak işverene yine ağır idari para cezaları uygulanır. Emekli çalışan da bu durumu ALO 170’e bildirebilir.
5. Deneme süresinde sigorta yapılır mı? İş dünyasındaki en büyük yalanlardan biri “Önce bir ay deneme yapalım, beğenirsek sigortanı başlatırız” söylemidir. Kanunlarımızda “sigortasız deneme süresi” diye bir kavram YOKTUR. İş Kanununa göre deneme süresi konulabilir (en fazla 2 ay), ancak işçi işyerine adım attığı ve çalışmaya başladığı ilk dakika itibariyle sigortalı olmak zorundadır. Deneme süresi, sadece taraflara ihbar süresi beklemeksizin ve tazminatsız olarak sözleşmeyi feshetme hakkı verir; sigortasız çalışma hakkı vermez.
6. İşyeri kapatıldıktan sonra sigortasız çalıştırma şikayeti yapılabilir mi? İşyeri ticari faaliyetini durdurmuş ve kapatılmış olsa dahi, işçi geçmişe dönük 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde mahkemeye başvurarak hizmet tespit davası açabilir. Ancak işyeri kapandığı için SGK’nın fiili bir saha denetimi yapması mümkün olmayacaktır; ispat yükü tamamen evraklara ve şahitlere kalacaktır.
7. Şikayet ettim ama SGK denetmenleri geldiğinde ben orada değildim, ne yapmalıyım? Bazen ihbarlar gecikmeli olarak işleme alınabilir ve denetmenler işyerine geldiğinde işçi o gün izinli, raporlu veya işten ayrılmış olabilir. Eğer denetmen tutanağında sizin isminiz geçmiyorsa ve sigortasızlık tespit edilemediyse, idari yollardan sonuç alma ihtimaliniz azalır. Bu durumda vakit kaybetmeden avukatınız aracılığıyla İş Mahkemesinde Hizmet Tespit Davası açmanız en doğru adım olacaktır.
Sigortasız çalıştırma şikayeti, sadece kaybedilmiş bir hakkın geri alınması mücadelesi değil, aynı zamanda ülkenin sosyal güvenlik sistemini koruyan bir vatandaşlık görevidir. İşverenlerin “maliyetleri düşürmek” bahanesiyle işçilerin geleceğini çalması, anayasal bir suçtur. Bir çalışanın sağlık hizmetlerine erişememesi, emeklilik hayallerinin elinden alınması veya olası bir iş kazasında kaderine terk edilmesi kabul edilemez.
ALO 170, CİMER ve SGK şikayet dilekçesi gibi yollar, devletin işçiye sunduğu güçlü kalkanlardır. Çalışanların bu yolları kullanırken korkmamaları, özellikle anonim (isimsiz) şikayet hakkının bulunduğunu bilmeleri çok önemlidir. Gerek idari yaptırımlar (büyük idari para cezaları ve teşvik iptalleri), gerekse yargı yoluyla açılacak Hizmet Tespit Davası, kayıt dışı istihdamla mücadelenin en temel araçlarıdır.
Eğer siz de sigortasız çalıştırılıyorsanız veya çevrenizde bu duruma maruz kalan birileri varsa, süreci sessizce kabullenmek yerine yasal haklarınızı aramak için derhal harekete geçmelisiniz. Unutmayın ki zamanında yapılmayan bir şikayet veya açılmayan bir dava, ileride telafisi imkansız maddi ve manevi kayıplara yol açacaktır. Haklarınız kanunların güvencesi altındadır; yeter ki bu hakları kullanmak için doğru adımları atmaktan çekinmeyin.
