Tokat’ta bulunan Gülsün Hukuk web sitesinden Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin İptali ile alakalı içeriği inceleyebilirsiniz.
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 20211813 Esas 2023/1619 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1813
KARAR NO : 2023/1619
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : … …
ÜYE : … …
ÜYE : … …
KATİP : … …
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/09/2021
NUMARASI : 2020/156 Esas 2021/781 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVA : Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
DAVA TARİHİ : 18/02/2020
KARAR TARİHİ : 15/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2023
Taraflar arasındaki limited şirket hisse devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı … San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki 110.000 payını davalıya devrettiğini, bu devir ile davalının anılan şirketin tek ortağı haline geldiğini, müvekkilinin dava dışı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki 26.000 payını davalıya devrettiğini, bu devir ile davalının anılan şirketin tek ortağı haline geldiğini, müvekkilinin dava dışı … San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki 750 payını davalıya devrettiğini, hisse devir sözleşmelerinde devirlere ilişkin nominal hisse bedellerinin toplam 3.475.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin evlilik birliği devam ederken başka bir kadınla birlikteliğinin eşi tarafından öğrenilmesi üzerine tartışma yaşandığını, tarafların uzun yıllardır arkadaş ve ortak olduğunu, yaşananları davalıya anlattığında davalının müvekkilinin eşini boşanma davasıyla birlikte mal paylaşımına ilişkin dava açacağını, aldatma nedeniyle yüklü tazminata hükmedileceğini, şirket hisselerine, dağıtılan kar paylarıyla birlikte şahsi mal varlığına el konulabileceğini, bu sebeple şirket hisselerini geçici olarak kendisine devretmesi gerektiğini, boşanma davası sonuçlandıktan sonra hisseleri tekrar kendisine iade edeceğini söylediğini, şirket hisselerine ve kar payına tedbir konulması halinde işler aksayacağından müvekkilinin evi terk ettiği tarihin ertesi günü şirket hisselerini bedelsiz bir şekilde davalıya devrettiğini, her ne kadar pay devir sözleşmelerinde bedelin alındığı belirtilmişse de devir tarihi itibarıyla müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin eşiyle yaşadığı sıkıntılı süreçte davalının müvekkiline şirkete gelmemesini, işleri kendisinin idare edebileceğini, yalnız kalıp dinlenmesi gerektiğini söylediğini, bu olanlardan 15-20 gün sonra … San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin üçüncü ortağının babasının müvekkilini arayarak şirketle ilişiğinin kesildiğini söylediğini, müvekkilinin dava açacağını ve yasal haklarını kullanacağını beyan etmesi üzerine davalının toplam 1.842.500,00 TL ödeme yaptığını, müvekkillerinin ihtirazi kayıt koyarak ödemeleri teslim aldığını, nominal değer üzerinden müvekkilinin toplam 1.632.500,00 TL alacağı kaldığını, aşırı yararlanmanın söz konusu olduğunu, müvekkilinin şirket hisselerini davalıya devretmesinde hile ve gabin hukuksal nedenlerinin birlikte ortaya çıktığını, davalının müvekkilinin evlilik birliği içindeki sıkıntılarından faydalandığını, şirketin ve kendisinin ekonomik anlamda zor durumda kalacağından, şirketin iflasa sürükleneceğinden bahisle hisseleri boşanma sonrasında kendisine iade edeceğini beyan ederek kasten ve hile ile müvekkilinin üzerine kayıtlı şirket hisselerini devraldığını, ancak şirket hisselerini müvekkiline geri devretmediğini, müvekkilini şirketten uzaklaştırdığını, hilenin aldatma fiili, aldatma kastı ve illiyet bağı olan unsurlarının gerçekleştiğini, müvekkiline ait şirket hisselerinin pay devir sözleşmelerinde yar alan nominal devir bedeli ile reel değeri arasında yaklaşık %300 oranında bir fark bulunduğunu, davalının evlilik birliği içerisindeki boşanma ve aldatma nedeniyle müzayaka durumunda bulunan müvekkilinin bu durumundan faydalanarak kendisini sömürme kastıyla hareket ettiğini, hisseleri devraldığını, aşırı yararlanmanın objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleştiğini, öncelikle yapılan hisse devir işlemlerinin iptalini, bu talep kabul edilmediği takdirde nominal hisse devir bedeli toplamı olan 3.475.000,00 TL nominal değerden rayiç değere çevrilerek hesaplanan rayiç değerin devir tarihleri olan 18/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan talep etmek zorunluluğu oluştuğunu, her ne kadar sermaye değeri olan 3.475.000,00 TL devir bedeli olarak belirlenmiş ise de bu değerin nominal olup, bugün itibariyle hisselerin rayiç değerinin sermaye bedelinin çok üzerinde olduğunu, bu aşamada hisse değerlerinin bugün itibariyle rayiç değerinin tespit edilerek rayiç hisse bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek imzalanan hisse devir sözleşmeleri hile ve gabin nedeniyle kesin hükümsüz olduğundan, … San. ve Tic. Ltd. Şti., … San. ve Tic, Ltd. Şti., … San. ve Ticaret Limited Şirketi paylarına ilişkin 18/11/2019 tarihli limited şirket pay devri sözleşmelerinin ve şirket pay devir işlemlerinin iptaline, sözleşmeyle devredilen şirket hisselerinin müvekkili adına yeniden tesciline, bu talep kabul edilmediği takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK’nun 107. maddesi uyarınca, her üç şirkete ait devredilen hisselerin toplam nominal sermaye değeri olan 3.475.000,00 TL’nin nominal değerden rayiç değere çevrilmesine, hesaplanan rayiç değerin devir tarihleri olan 18/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası unsurlarını taşımadığını, dava konusu bedele ilişkin dava harcının yatırılmadığını, somut bir delil sunulmadığını, tarafların şirketlerin kuruluşundan önce arkadaş olduğunu, hisselerin devredildiği tarih kadar da birlikte çalıştıklarını, hisse devir sözleşmesinin davacının geçerli ve hukuka uygun irade beyanıyla yapıldığını, davacının kendi özel hayatında yaşadığı olaylar ile müvekkilinin davacının hisse devri teklifini kabul etmesi arasında illiyet kurulamayacağını, hile ve aldatma unsurlarının bulunmadığını, hisse devir bedelinin nakden ve defaten ödendiğini, hisse devir sözleşmesinde de devir bedelini davacının nakden ve tamamen aldığı şeklinde beyanı bulunduğunu, davacının sermayesini ödemediği paylara ilişkin hisse devri üzerine aldığı bedeller için sebepsiz zenginleştiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki 110.000 adet hissesini bütün aktif ve pasifiyle birlikte 2.750.000,00 TL bedel karşılığı, … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki 26.000 adet hissesini bütün aktif ve pasifiyle birlikte 650.000,00 TL bedel karşılığı ve … ve Ticaret Limited Şirketindeki 750 adet hissesini bütün aktif ve pasifiyle birlikte 75.000,00 TL bedel karşılığı noterde düzenlenen limited şirket pay devri sözleşmeleri karşılığı davalıya devrettiği, sözleşmelerde devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin belirtildiği, bilirkişi tarafından şirketlere ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucu davacı tarafından … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki taahhüt edilen ancak ödenmeyen sermayelerde ilave edildiğinde hisse mukayyet değerlerinin noter satış sözleşmesinde belirlenen değerler ile uyumlu olduğu, devir sözleşmelerinin noter tarafından düzenlendiği, resmi belge niteliğinde olduğu, sahteliği ispatlanana kadar kesin delil niteliğinde bulunduğu, şirketteki pay değerinin şirket ortakları tarafından belirlendiği, ortak olan davacının şirketin reel değerinin kaydi değerinden daha fazla olduğu iddiasında bulunmasının yerinde olmadığı, davacının serbest iradesi ile şirketlerdeki hisselerini belirtilen bedel ile davalıya devrettiği, devir işleminin hile ile yapıldığı hususunu ispat edemediği, dinlenen davacı tanıklarının da bu yönde herhangi bir somut ve görgüye dayalı beyanlarının bulunmadığı, davacı taraf aynı zamanda gabin iddiasında bulunmuş ise de, ticari şirket ortağı olması nedeniyle gabin iddiası yönünden de davacının zayıf durumda olması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, gabin şartlarının da mevcut bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı … San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki 110.000 payını davalıya devrettiğini, bu devir ile davalının anılan şirketin tek ortağı haline geldiğini, müvekkilinin dava dışı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki 26.000 payını davalıya devrettiğini, bu devir ile davalının anılan şirketin tek ortağı haline geldiğini, müvekkilinin dava dışı … San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki 750 payını davalıya devrettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu üç şirkete ait hisselerin değerinin mukayyet yani kaydi olarak hesaplandığını, şirketin kaydi mizan ve bilançosundaki değerlerin esas alındığını, işbu davada gabin hukuksal nedenine dayanılmış olmakla, şirket hisse bedellerinin rayiç değeri hesaplanmadan gabin iddiasının esasına ilişkin değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmesinin mümkün olmadığını, tarafların edimleri arasında aşırı nispetsizlik bulunan sözleşmelerin ahlaka aykırı olması nedeniyle kesin hükümsüz olduğunu, düzenlenen raporda açıkça belirtildiği üzere davaya konu üç şirkete ait hisselerin değerinin mukayyet yani kaydi mizan ve bilançosundaki değerlerin esas alındığını, defter değeri, teorik olarak, belirli bir tarihte tarihi değerle kayıtlı varlıkların muhasebe kayıtlarına göre belirlenmiş değeri olduğunu, başka bir deyişle defter değerinin, şirketin toplam varlıkları ile toplam yükümlülükleri arasındaki farkı ifade ettiğini, muhasebe tekniklerindeki farklılık sonucu varlıkların defter değerlerinin de farklı olabileceğini, bu değer türünde şirketin gelir yaratma gücünün dikkate alınmadığını, bu bakımdan gelir yaratma potansiyeli yüksek şirketler için defter değerinin uygulanmasının doğru olmayacağını, bu tespitin bu değer türünün zayıf yönüne karşılık geldiğini, düzenlenen bilirkişi raporunda … Şti. Gayrimenkuller ile üç şirket üzerine kayıtlı araçların kaydi değerinin esas alındığını, rayiç değerlerinin hesaplanmadığını, şirketler üzerine kayıtlı tesis makine cihazlarının ve demirbaşların rayiç bedelleri de göz önüne alınmadığını, şirkete ait stok mallar üzerinde sayım ve hesaplama yapılmadığını, şirket envanterindeki kaydi stoklar ile şirket bünyesindeki fiili stoklar arasında ciddi farklar bulunmasının hayatın olağan akışında birçok şirkette sıklıkla görülebileceğini, şirketin rayiç hisse değerleri hesaplanırken şirket üzerine kayıtlı taşınmazların, araçların tesis makine cihazlarının ve demirbaşların rayiç değerlerinin hesaplanması gerektiğini, fiili stok değerleri tespit edilerek rayiç bedellerinin hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, davaya konu … Elektrik Ltd. Şti. ve … … Ltd, Şti. bünyesinde bulunan fiili stok değerlerinin tespit edilerek bu stoklara ilişkin rayiç değerlerin belirlenmesi ve envanterinin çıkarılması amacıyla bir elektrik mühendisi bilirkişi, davaya konu … Lid. bünyesinde bulunan fiili stok değerlerinin tespit edilerek stoklara ilişkin rayiç değerlerin belirlenmesi ve envanterinin çıkarılması amacıyla bir gıda mühendisi, davaya konu her üç şirket üzerine kayıtlı taşınmazların rayiç değerlerinin belirlenmesi amacıyla SPK lisanslı bir inşaat mühendisi bilirkişi, davaya konu her üç şirket adına kayıtlı araçların, tesis makine cihazlarının ve demirbaşların rayiç değerinin belirlenmesi amacıyla bir makine mühendisi bilirkişi ve tüm bu tespitler sonrası her üç şirkete ait hisselerin rayiç değerlerinin belirlenmesi amacıyla bir yeminli mali müşavir bilirkişi olmak üzere 5 kişilik bir bilirkişi heyeti oluşturularak şirket üzerine kayıtlı taşınmaz, araç, tesis makine cihazı, demirbaş ve stoklara ait rayiç değerlerin tespit edilerek;tespit edilen bu değerlerin esas alınması suretiyle şirket hisse bedellerinin rayiç değerinin yeniden hesaplanması gerektiğini, bu taleplerinin gerekçesiz olarak mahkemece reddedildiğini, gabin iddiasının hukuki temelinin tarafların edimleri arasındaki aşırı nispetsizlik hali olduğu göz önüne alındığında sadece mukayyet değeri kapsayan bir bilirkişi raporu sonucu, aşırı nispetsizlik hali oluşup oluşmadığının tespitinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu her üç şirketin nominal hisse değerleri göz önüne alındığında müvekkilinin davalıdan toplam 1.632.500,00 TL nominal hisse bedeli alacağı bulunduğunu, toplam 3.475.000,00 TL nomimal bedelli hissenin yapılan limited şirket pay devir sözleşmesi ile davalıya devredildiğini, davalının üç şirketteki hisse değeri için toplam 1.842.500,00 TL ödeme yaptığını, belirtilen ödemelerin hepsi ihtirazi kayıtla teslim alındığını, hisse devir sözleşmeleri incelendiğinde payların bütün aktif ve pasifiyle, hukuki yükümlülükleriyle birlikte devralındığının açıkça görüleceğini, bu talebi kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece hisse devir işlemlerinin iptali ve hisse bedellerinin nominal değerden rayiç değere çevrilerek müvekkiline ödenmesi taleplerinin reddine karar verilmesi halinde dahi; ödenmediği iddia edilen sermaye bedellerinin belirtilen düzenleme uyarınca nominal hisse bedelinden mahsubunun mümkün olmadığını, daha önce belirlenen 2.700.000,00 TL tutarındaki sermayenin tamamının ödendiğini, arttırılan sermayenin 310.000,00 TL’si bilançoda kayıtlı geçmiş karlarından karşılandığını, sermaye artırımı sonucu ödemekle yükümlü olunan bedeller, şirket tüzel kişiliği tarafından yıl sonunda elde edilen kar payından doğrudan ödendiğini, BK’nun 36.ve 39. maddeleri uyarınca aldatma hukuki sebebi gerçekleşmiş ve bu husus tanık ifadeleriyle ispatlanmış olduğundan, hisse devir işlemlerinin bu yönüyle de iptali gerektiğini, müvekkilinin, davalı ile uzun yıllardır arkadaş olup, ortaklık yaptığını, müvekkilinin yaşananları ortağına anlattığında, davalının bu olanlardan sonra müvekkilinin eşinin boşanma davasıyla birlikte mal paylaşımına ilişkin dava açacağını, aldatma nedeniyle yüklü tazminata hükmedileceğini, açılacak davalarla birlikte tedbir talep edilmesi halinde şirket hisselerine ve kar payına tedbir konulması halinde işlerin aksayacağını, şirket faaliyetlerinin kötüye gideceğini, bu sebeple şirket hisseleri tekrar kendisine iade edeceğini ifade ettiğini, müvekkilinin de işlerin kötüye gitmesinden duyduğu endişe ile evi terk ettiği günün ertesi günü şirket hisselerini bedelsiz bir şekilde davalıya, pay devir sözleşmelerinde bedelin alındığı belirtilmişse de, devir tarihi itibariyle müvekkili tarafından alınmış herhangi bir ödeme bulunmadığını, bu süreçle yaşanan olayların hisselerin bedelsiz olarak devredildiğinin ispatı niteliğinde olup, bildirilen tanıkların dinlenmesiyle bu durumun anlaşılacağını, müvekkilinin dava açacağını ve yasal haklarını kullanacağını beyan etmesi üzerine davalının dava dilekçesinde açıklanan toplam 1.842.500,00 TL’yi kendi şahsi hesabından müvekkile ait banka hesabına aktartığını, müvekkilinin hisselerin geri alınmak üzere bedelsiz olarak kendisine devredildiğini, şirketin reel değerinin, nominal değerin çok üstünde olduğunu belirtmesi; buna karşılık şirket hisselerinin kendisine geri verilmesini veya hisselerin reel değerinin kendisine ödenmesini istemesi üzerine davalının müvekkiline başka bedel ödemeyeceğini beyan ettiğini, müvekkilinin eşi tarafından boşanma davası ve mal rejimine dayalı dava açıldığını, açılan davada müvekkilinin adına kayıtlı olan menkul ve gayrimenkul malları ile şirket hisselerine, şirketten elde edilen kar üzerine şirket hisselerinin muvazaalı olarak davalıya devredildiği gerekçesiyle hak iddia edildiğini, müvekkilinin eşi tarafından açılan bu davaların, işbu davayı etkileyeceğini, mahkemece bu davaların göz önünde bulundurulması gerektiğini, davanın esasında hile ve gabin hükümlerine dayanıldığını, yargılama aşamasında dinlenen tanık ifadeleri incelendiğinde, gerekçeli kararda belirtilenin aksine, somut olarak dava dilekçesinde iddia edilen tüm hususların tanık beyanlarıyla da ispatlandığının görüleceğini, davalının şirket hisselerini müvekkiline geri devretmediği gibi, kendisini şirketten uzaklaştırdığını, hilenin aldatma fiili, aldatma kastı ve illiyet bağı unsurlarının gerçekleştiğini, müvekkiline ait şirket hisselerinin pay devir sözleşmelerinde yer alan nominal devir bedeli ile reel değeri arasında yaklaşık %300 oranında bir fark bulunduğunu, davalının evlilik birliği içeresindeki boşanma ve aldatma nedeniyle müzayaka durumunda bulunan müvekkilinin bu durumundan faydalanarak kendisini sömürme kastıyla hareket ettiğini ve şirket hisselerini devraldığını, aşırı yararlanmanın objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleştiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, hile ve gabin nedeniyle limited şirket pay devri sözleşmelerinin iptali, mümkün olmadığı takdirde devredilen şirket hisse bedellerinin bakiye reel değerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava dışı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve … ve Ticaret Limited Şirketi ticaret sicil dosyaları, davacı tarafından bankadan çekilen bedellere ilişkin banka dekontları, limited şirket pay devir sözleşmeleri, yargılama aşamasında mali müşavir bilirkişiden alınan bila tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Taraf tanıkları 17/03/2021 tarihli celsede dinlenmiştir.
Davacı tarafından 18/11/2019 tarihinde dava dışı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki 110.000 adet hissesini 2.750.000,00 TL bedel karşılığında, … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki 26.000 adet hissesini 650.000,00 TL bedel karşılığında ve … ve Ticaret Limited Şirketindeki 750 adet hissesini 75.000,00 TL bedel karşılığında noterde akdedilen limited şirket pay devir sözleşmeleri ile davalıya devrettiği görülmüştür.
Davacı tarafından 06/01/2020 tarihli banka dekontları ile banka hesabındaki toplam 1.842.500,00 TL’yi davalı ve şirket aleyhine dava açma hakkını saklı tuttuğuna ilişkin ihtirazi kayıt konulmak suretiyle çektiği anlaşılmıştır.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile dava dışı üç ayrı şirketin ticari defterlerinin incelendiği, davacının pay devir tarihi itibarıyla dava dışı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki 110.000 adet hissesinin mukayyet değerinin 1.926.916,52 TL, … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki 26.000 adet hissesinin mukayyet değerinin 130.733,91 TL ve … ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki 750 adet hissesinin mukayyet değerinin 67.225,20 TL olacağı, pay devirlerinin 18/11/2019 tarihli ortaklar genel kurul kararıyla onaylandığı, pay defterine işlendiği, 25/11/2019 tarihinde ticaret siciline tescil ve ilan edildiği tespit edilmiştir.
Davacı yan davalıyla üç ayrı şirkette ortak olduklarını, eşini aldatması nedeniyle davalının açılacak boşanma davası ve mal rejimi davası nedeniyle şirketlerin zor durumda kalacağını, hisseleri kendisine devretmesini, boşanma davası sona erdikten sonra hisseleri yeniden kendisine devredeceğini söyleyerek iradesini sakatladığını, hisseleri hiçbir bedel almadan davalıya devrettiğini, davalının daha sonra hisseleri geri iade etmediğini, kendisini şirketten uzaklaştırdığını, hisseleri geri istemesi üzerine bir kısım nominal hisse değerini ödediğini, bakiye bedelin ise ödenmediğini, nominal bedelin reel hisse değerinin çok altında olduğunu, aşırı yararlanmanın bulunduğunu, iradesinin hisse devri noktasında sakatlandığını iddia etmiş, davalı yan ise hisse bedellerinin ödenerek şirket hisselerinin devralındığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının dava dışı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki 110.000 adet hissesini 2.750.000,00 TL bedel karşılığı, … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki 26.000 adet hissesini 650.000,00 TL bedel karşılığı ve … ve Ticaret Limited Şirketindeki 750 adet hissesini 75.000,00 TL bedel karşılığı davalıya devrettiği, hisse devir sözleşmelerinin noterde akdedildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, hisse devir sözleşmelerinde davacının iradesini sakatlayan hile ve gabin bulunup bulunmadığı, hisse devir sözleşmelerinin iptal koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmamış ise davacının davalıdan hisse devir sözleşmeleri nedeniyle ödenmeyen bir alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davacının hisselerin nominal değerini mi yoksa reel değerini mi talep edebileceği, hisselerin nominal değeri ile reel değeri arasında bir fark bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; yukarıda açıklandığı üzere dava konusu hisse devir sözleşmeleri taraflar arasında noterde akdedilmiş olup, 18/11/2019 tarihli limited şirket pay devir sözleşmelerinde dava dışı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki 110.000 adet hissesini 2.750.000,00 TL bedel karşılığında, … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki 26.000 adet hissesini 650.000,00 TL bedel karşılığında ve … ve Ticaret Limited Şirketindeki 750 adet hissesini 75.000,00 TL bedel karşılığında devredildiği belirtilmiştir.
Davacı yan işbu davada hileye ilişkin irade sakatlığına dayandığı gibi, hisse devir bedellerinin hisselerin rayiç değerine göre belirlenmediğini, aşırı yararlanmanın söz konusu olduğunu ileri sürmüştür.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda hisseleri devredilen dava dışı şirketlerin devir tarihindeki bilançosunda kayıtlı varlıkların bilançoda gösterilen kaydi değerleri üzerinden hesaplama yapılarak devredilen hisselerin değeri belirlenmiştir. Bilirkişi raporundaki hesaplamanın bilançoda gösterilen değerler üzerinden yapılması sonucu bulunan değer, defter değeri olup, bu bedelin devir tarihindeki bilançoda yer alan varlık ve değerlerin gerçek değerleri olan piyasa veya rayiç değerleri yansıtıp yansıtmadığı belli değildir. Şirket aktifinde yer alan varlık ve hakların defter kayıtlarında gösterilen değerlerinin çoğu zaman gerçek değeri yansıtmaması nedeniyle sadece bilanço değerleri üzerinden hesaplama yapılarak değer belirlemesi yapmak adaletsiz sonuçlar doğurabilir. Bu sonucun doğmaması için hisselerin devir tarihindeki gerçek değerin araştırılması gerekir. Bir başka anlatımla, hisselerin bedelinin devir tarihindeki şirket bilançosunda gösterilen şirkete ait varlıkların bilançoda yazılı değerleri üzerinden değil, şirkete ait varlıkların gerçek değerlerine göre hisselerin değeri belirlenmelidir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/11/2018 tarih 2018/2459 Esas 2018/6906 Karar sayılı ilamı).
Öte yandan, taraflar arasında akdedilen limited şirket pay devir sözleşmeleri 18/11/2019 tarihli olup, anılan sözleşmelerde devir bedelinin davacı tarafından davalıdan nakden ve tamamen alındığına ilişkin beyanına yer verilmiştir. Davacının delil olarak dosyaya sunduğu hesabından para çekilmesine ilişkin banka dekont tarihleri 18/11/2019 sözleşme tarihinden sonraki tarih olan 06/01/2020 tarihlidir. Davacının ihtirazi kayıtla hesabından çektiği bedellerin hesabına hangi tarihte, kim tarafından hangi açıklama ile yatırıldığına ilişkin ise dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş dava konusu hisse devir sözleşmelerine konu dava dışı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, … ve Ticaret Limited Şirketinin envanterine göre mal varlıkları ayrı ayrı tespit edilerek, tespit edilen envanterde yer alan malların niteliğine göre uzmanlık alanları belirlenecek olan bir bilirkişi heyeti kurularak, bilirkişi refakatiyle anılan şirketlerde keşif yapılıp, üç ayrı şirketteki dava konusu hisselerin rayiç değerinin tespitine ilişkin bilirkişi heyetinden rapor alınıp, davacının ihtirazi kayıtla çektiği hisse bedellerinin davacı hesabına yatırılmasına ilişkin banka dekontları ve dayanakları getirtilmek suretiyle ödeme tarihlerinin hisse devir tarihinden sonra olduğunun tespiti halinde noter sözleşmesindeki hisse bedellerinin tamamen ödenip ödenmediği üzerinde de durularak bakiye rayiç bir değer var ise bu miktar tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddiyönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,
2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/09/2021 tarih ve 2020/156 Esas 2021/781 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/11/2023
Başkan – … Üye – … Üye – … Zabıt Katibi – …
… … … …
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
