Kalp Krizi İş Kazası Sebebiyle Sigorta Tazminat Emsal Karar içeriğine hemen web sitemizden erişebilir ve bilgi sahibi olabilirsiniz.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1352 Esas
KARAR NO: 2023/1318
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/01/2021
NUMARASI:2018/313 Esas, 2021/43 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:30/11/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin eşi … 22.08.2016 tarihinde görev tanımında olmamasına karşın işverenin emri ile Çatalca’da araca yük yüklediği esnada kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, geriye müvekkili … ve müşterek çocukları … ile … kaldıklarını, işçinin geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası olduğunu ve işverenin kusuru sebebiyle gerçekleştiğini, müteveffa ve davalı sigorta şirketi arasında 13.04.2016 başlangıç tarihli, … poliçe numaralı Aile Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi akdedildiğini, kaza sonucu vefat halinde poliçe gereği müvekkillerine 200.000,00-TL ödenmesi gerektiğini, müvekkili …, eşinin vefatından sonra davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, davalı sigorta şirketi’nin 22.09.2016 tarihli cevabı ile, müteveffanın vefatının kaza olarak degerlendirilemeyeceği bu sebeple ödeme yapılamayacağı bilgisinin verildiğini, SGK’nın iş kazası raporu ile taraflarınca yeniden sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin cevap yazısında, müteveffanın işyerinde geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası olarak değerlendirilebileceğini, ancak şirketlerinin müteveffanın vefatını kaza olarak değerlendirmediğini belirttiklerini, sonuç olarak, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik müvekkili … için 2.000,00-TL, müvekkil … için 2.000,00-TL vc müvekkil … için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine kazanın bildirildiği tarihten 8 iş günü sonra işleyecek yasal faizi ile poliçe limitleri dahilinde ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı vekili tarafından dosyaya vekaletname sunulmuş ancak, davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacılar tarafından miras bırakanları …, 22/08/2016 tarihinde işverenin emri ile çalıştığı sırada, kalp krizi geçirerek vefat etmesi nedeni ile, Ferdi Kaza Sigorta Poliçesinin ölüm teminatının iş kazası ile meydana gelmiş olduğu ileri sürülerek, sigorta bedelinin tazmini talep edilmiş olup, uyuşmazlık sigortalının vefatına yol açan kalp krizinin kaza olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği noktasındadır. Kaza sigortası TTK’nun 1507. Maddesinde düzenlenmiş olup, madde gerekçesinde belirtildiği üzere, “kaza” tanımı sigorta genel şartlarına bırakılmıştır. Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının 2. Maddesi; “bu poliçedeki kaza tabirinden maksat, ani ve harici bir hadisenin tesirile sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalmasıdır” şeklinde dzenlenmiş, 4. Maddesinde; her nevi hastalıklarla bunların neticelerinin ve marazi bir halin kaza sayılamayacağı açıklanmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/1855 E, 2017/4300 K, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/3156 E 2016/652 K, ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/124 E , 2013/3390 K nolu ilamlarında belirtildiği üzere meydana gelen ölümün, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 2. ve 4. maddelerinde belirtilen “ani ve harici bir hadisenin tesiri ile meydana gelen bir ölüm” olarak kabulü mümkün bulunmadığından ölüm ferdi kaza sigorta poliçesi teminat kapsamı dışında kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; muris …’un görev alanında olmayan yük taşıma işini, işverenin talebi ile gerçekleştirdiği esnada kalp krizi geçirdiğini, 23.08.2016 tarihinde Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen otopsi raporunda, ölümün kalp krizi sonucu gerçekleştiği kanaatine varıldığının bildirildiğini, sosyal güvenlik kurumu başkanlığı tarafından yapılan tahkikat sonucu müteveffanın iş kazası sonucu vefat ettiğinin tespit edildiğini, dosyada mübrez müteveffanın medula kayıtlarından müteveffanın kalp rahatsızlığının olmadığını, müteveffanın ölümünde işverene kusur atfedilmesinin yerel mahkemece değerlendirilmediğini bir kimsenin kusuruyla gerçekleşmiş ölümün doğal ölüm sayılması kabul edilemeyeceğini, işverenin ağır kusurunun, müteveffanın kalp krizi geçirmesine sebep olduğunu, dosyada mübrez her iki kusur raporunda da; müteveffanın dışarıdan bir etki ile vefat ettiğinin ve işverence müteveffaya yaptırılan işler ile müteveffanın ölümü arasında illiyet bağı olduğunun tespit edildiğini, davanın tamamen reddi halinde nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, AAÜT’nin 13. maddesine getirilen önemli değişikliğe göre, maddi tazminat istemli davaların tamamen reddi durumunda davalı lehine hükmedilecek avukatlık ücreti maktu vekâlet ücreti olması gerektiğini, Yerel Mahkemece nispi vekalet ücretine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu vekalet ücreti yönünden de kararın kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; aile ferdi kaza sigorta poliçesi kapsamında sigortalının vefatı nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık tazminatın sigorta teminat kapsamında kalıp kalmadığı ve tazminat miktarının belirlenmesine ilişkindir. Davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın tahsili istenmiş, 26/08/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucu 200.000,00- TL. olarak artırılmıştır. Aile Ferdi Kaza Sigortası Poliçesinin İncelenmesinde; davacının eşi müteveffa … nolu Ferdi Kaza Sigortası Poliçesinde hem sigortalı hemde sigorta ettiren olarak yer aldığı, Poliçenin başlangıç tarihinin 13.04.2016, bitiş tarihinin 13.04.2017 olduğu, vefat teminatının 200.000,00 TL olarak belirlendiği, murisin 22.08.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, Müteveffa sigortalı … ölümünün kaza olup olmadığı noktasında toplanmıştır.Mahkemece uyuşmazlık konularında bilirkişi raporu alınmıştır.Sigortacı Bilirkişi … 10/12/2018 tarihli raporunda özetle; müteveffa …, 22/08/2016 tarihinde saat 13.00 sıralarında görev tanımında olmamasına rağmen işverenin emri ile Çatalca’da araca yük yüklediği esnada kalp krizi geçirerek vefat ettiği, dava dosyasında mevcut SGK teftiş kurulu raporuna göre, müteveffanın ölümünün bir iş kazası olarak kabul edildiği, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre, kişinin ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olacağı kanaatine varıldığı, ferdi kaza sigortası genel şartlarının 2. ve 4- a maddeleri gereği, kalp krizi nedeni ile teminat kapsamı dışında olduğu, ölümün ferdi kaza sigortası kapsamında değerlendirilebilmesi için aniden ortaya çıkmaktır, dışardan bir etki ile meydana gelmesi ve TTK 1507/1 de belirtilen unsurları taşıması gerektiği, davacıların davalı sigorta şirketinden … kalp krizi sonucu ( kalp-damar hastalığı ) vefat etmiş olması vefat nedeninin kaza tanımına uymaması, ferdi kaza sigortası genel şartları gereği teminat dışı olduğu ve vefat teminatı olarak belirtilen 200.000,00-TL tazminatın mirasçılarının talep edemeyeceklerini, ancak mahkemenin aksi hüküm kurması halinde 200.000,00-TL toplam kaza sonucu vefat teminatının mirasçılık belgesi gereği … 75.000,00-TL, … 75.000,00-TL, … 50.000,00-Tl ödenebileceği, 26/08/2016 ölüm belgesi tebliğinden itibaren 8 iş günü sonrası 08/09/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceği bildirilmiştir.Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda önceki rapora yönelik itirazlarda değerlendirilmek suretiyle, davacının murisi … ölüm nedeni tespit edilerek, müteveffanın ölümü ile işyerindeki çalışmaları nedeniyle illiyet bağı bulunup bulunmadığı, çalışma koşulları ve yaptığı iş kalp krizi geçirmesine etki edip etmediği, talep edilen tazminatın sigorta teminat kapsamında kalıp kalmadığı hususunda bir sigortacı, bir iş güvenliği uzmanı, bir kalp damar hastalıkları uzmanı bilirkişisinden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 30/04/2019 tarihli raporda özetle; meydana gelen olayın doğal ölüm olmadığı, yaşanan olayın 5510 Sayılı Kanunun 13. Maddesi uyarınca, bir iş kazası olduğu sigortalının doğal olmayan ölüm nedeninin olumsuz hava şartlarına ( aşırı sıcak havaya karşın ağır iş yükü altında çalışması, bu çalışması sırasında işverenin 6331 Sayılı kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi, normal eforundan fazla efor sarf etmesi kazanın meydana gelmesinde illiyet bağını oluşturduğu, bu olayda iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili alınması gerekli önlemleri yeterli şekilde sağlamayan işverenin olayın meydana gelmesinden % 60 oranında kusurlu olduğu, kendi şahsi sağlık ve güvenliğini sağlamada gereken dikkat ve özeni göstermeyen …’un, bu olayın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğu, bu olayda kaçınılmazlık faktörünün % 15 oranında olduğu bildirilmiştir.
3/12/2020 tarihli Sigorta Uzmanı bilirkişi … raporunda özetle; dava konusu ferdi kaza sigortasının can sigortası türü olduğu, bu tür sigortalarda poliçe tanzim edilirken, taraflar arasında mutabakata varılarak, (kararlaştırılan meblağın) sigorta bedeli olarak, riziko gerçekleştiği zaman tamamının ödeneceği, ferdi kaza sigorta poliçesi genel şartlarının 1. maddesinde; poliçenin sigortalıyı, sigorta müddeti içinde maruz kalacağı kazaların neticelerine karşı temin edeceği, 2. maddesinde; kaza tabirinden maksat, ani ve harici bir hadisenin tesiri ile sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalması olduğu, 4. Maddesinde; her nevi hastalıklarla bunların neticelerinin ve marazi bir halin kaza sayılamayacağının belirlendiği, açıklanan hükümler gereğince, dava konusu kalp krizi sonucu meydana gelen ölümün kaza tanımı içinde kabul edilmediği; 30/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ölümün iş kazası olarak kabul edildiği ve bunu 5510 sayılı kanunun 13. Maddesinde belirtilen iş kazası tanımına göre kabul edildiğinin açıklandığını, iş kazası, 5510 Sayılı Kanunun 13. Maddesinde tanımlandığını, buna göre iş kazasının, Kanunun 13. Maddesinin 1. Fıkrasında sayılan hal ve durumları sonucunda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olay olarak tanımlandığını, bu maddede belirtilen iş kazası tarifi, İş Kanunu gereğince, SSK’da tanımlanan iş kazası tarifini açıkladığını, ancak dava konusu olan kazanın, İş Kanunu veya SSK ile ilgili olmayıp, Özel Sigorta Hükümleri çerçevesinde ( TTK 1507. Maddesinde) düzenlendiğini, kaza sigortası hükümleri gereğince, akdedilen ferdi kaza sigorta poliçesi ve bunun ayrılmaz bir parçası olan poliçe genel şartları gereğince değerlendirilerek, teminat kapsamının belirleneceği, bu sebeple poliçe şartlarında kaza konucu ölümün teminat kapsamında olduğu, ancak hastalık sebebi ile ölümün teminat kapsamı dışında kaldığının kabul edildiği, sonuç olarak; sigortalı müteveffa …’un, kalp krizi sonucu vefatının kaza sonucu olmaması ve bunun hastalık olması, hastalığın ise ferdi kaza sigorta poliçesi teminat kapsamı dışında kaldığı bildirilmiştir.
Muris … 02.11.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu otopsi raporunda kişinin ölümünün kalp-damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK’nun 1507. maddesi- (1) Kaza sigortası, belli bir prim karşılığında, sigortalının uğrayacağı kaza sonucu ölüm, geçici veya sürekli engellilik ya da işgöremezlik hâlleri için sigorta teminatı sağlar. Ölüm, ani olarak veya kaza tarihinden itibaren en çok bir yıl içinde gerçekleşmiş ise sigorta bedeli sigorta ettirene yahut onun tarafından belirlenmiş kişiye; geçici ve sürekli engellilik veya iş göremezlik hallerinde ise sigortalıya ödenir.1509. maddesi- (1) Kazaya karşı sigorta, sigorta ettirenin veya başkasının uğrayabileceği kazalara karşı yapılabilir. Hükmünü düzenlemiştir. Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesinde sigortalının maruz kalacağı kazaların neticelerine karşı teminat verildiği belirtilmiş, 2. maddesinde de kaza tanımı “ani ve harici bir hadisenin tesiri ile sigortalının iradesi dışında ölmesi ve cismani bir arızaya maruz kalması” şeklinde yapılmıştır. Genel Şartların 4. maddesinin (a) bendinde “Her nevi hastalıklarla bunların neticelerinin ve marazi bir halin” kaza olmayan hallerden sayıldığı, 5. maddenin son bendinde de “Suda boğulmalar, sigortanın şümulüne giren bir kaza neticesinde vuku bulmadığı takdirde sigortadan hariçtir” düzenlemesi bulunmaktadır.Somut davada, sigortalı murisin kalp krizi sonucu vefat ettiği, murisin ölüm nedeni olan kalp krizinin, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 4/a maddesinde belirtilen her nevi hastalıklarla bunların neticeleri ve marazi bir hallerden olup kaza olmayan hallerden sayıldığı, bu durumda sigorta sözleşmesinde tanımlanan kaza olgusunun gerçekleşmediği, iş hukuku bakımından iş yerinde gerçekleşen ölümlerin iş kazası olarak benimsenerek iş mahkemesince karar verilmiş olmasının, söz konusu sigorta sözleşmesinde tanımlanan kaza olarak nitelenemeyeceği, sözleşmede iş kazası sonucu ölüm tabirinin kullanılmadığı, kaza sonucu, yani irade dışı, dış bir etken sonucu ölümün kaza olarak tarif edildiği, dolayısıyla hastalık nedeniyle vefatın poliçe teminatı altında bulunmaması nedeniyle (emsal nitelikteki Yargıtay 17HD 2016/3156E-2016/6528 K sayılı 30.05.2016 tarihli kararı) Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde ve davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/313 Esas 2021/43 Karar ve 20/01/2021tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ve aynı Kanunun 361/1 maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Temyiz Yolu Açık Olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/11/2023
