Tokat’taki Gülsün Hukuk’a ait bu web sitesinde IBAN Kiralama Sebebiyle Hakkında Soruşturma Açılanlar Ne Yapmalı? konusu ele alındı, incele.
IBAN Kiralama Sebebiyle Hakkında Soruşturma Açılanlar Ne Yapmalı?
Günümüzde dijitalleşmenin hız kazanması ve bankacılık işlemlerinin saniyeler içerisinde çevrimiçi platformlar üzerinden gerçekleştirilebilir hale gelmesi, hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştırmış olsa da, yeni nesil suç türlerinin de ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu yeni nesil suç ve istismar yöntemlerinin başında ise son yıllarda sıklıkla karşılaştığımız IBAN kiralama vakaları gelmektedir. Sosyal medya platformlarında, forumlarda veya mesajlaşma uygulamalarında “ek gelir”, “oturduğunuz yerden para kazanın” veya “pasif gelir fırsatı” gibi cazip başlıklarla sunulan bu sistem, aslında devasa bir suç ağının en alt basamağını oluşturmaktadır. Bu yazımızda, bilerek veya bilmeyerek bu sisteme dahil olan ve neticesinde IBAN kiralama sebebiyle hakkında soruşturma açılanlar ne yapmalı sorusunun cevabını, tüm hukuki boyutlarıyla, detaylı ve kapsamlı bir şekilde ele alacağız.
IBAN Kiralama Nedir ve Neden Suç Teşkil Eder?
IBAN kiralama, bir kişinin kendi adına açılmış olan resmi banka hesabını (Mevduat hesabı, vadesiz hesap vb.) ve bu hesaba bağlı olan para transfer numarasını (IBAN), internet bankacılığı şifrelerini ve tek kullanımlık SMS onay kodlarını belirli bir komisyon veya düzenli bir ücret karşılığında üçüncü şahısların kullanımına devretmesi eylemidir. İlk bakışta sadece bir banka hesabının kullandırılması gibi masumane veya basit bir sözleşme ihlali gibi görünse de, arka planda dönen olaylar zinciri tamamen yasa dışı faaliyetlere dayanmaktadır.
Suç örgütleri, dolandırıcılar, yasa dışı bahis baronları veya uyuşturucu tacirleri, elde ettikleri haksız kazancı finansal sisteme sokarken kendi kimliklerinin açığa çıkmasını engellemek zorundadırlar. Bu noktada, paranın izini kaybettirmek ve kolluk kuvvetlerinin asıl faillere ulaşmasını zorlaştırmak amacıyla, genellikle maddi zorluk çeken öğrencilerin, ev hanımlarının veya iş arayan vatandaşların banka hesaplarını kiralarlar. Yani kiralanan bu IBAN numaraları, aslında birer suç aleti olarak kullanılmaktadır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) mevzuatları ve bankalar ile müşteriler arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi gereğince, bir müşteri banka hesabını sadece kendi işlemleri için kullanmakla yükümlüdür. Hesabın üçüncü kişilere kullandırılması, 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında ciddi yaptırımlara bağlanmıştır. Hesabını başkasına kullandıran ve bu durumu bankaya bildirmeyen kişi, bankacılık sistemine karşı bir güven ihlali yaratmanın ötesinde, işlenen ana suça (dolandırıcılık, bahis, kara para aklama) iştirak etmiş sayılma riskiyle karşı karşıya kalır.
Türk Ceza Kanunu Kapsamında İsnat Edilen Suçlar
IBAN kiralama soruşturması geçiren bir kişi, genellikle tek bir suçtan değil, banka hesabına giren ve çıkan paranın kaynağına göre birden fazla ve oldukça ağır yaptırımları olan suçlamalarla karşı karşıya kalmaktadır. Soruşturma evresinde savcılık makamı, hesaba gelen paranın hangi suçun mağdurundan geldiğini tespit ederek iddianamesini bu yönde şekillendirir.
Bilişim Sistemleri Vasıtasıyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu (TCK Madde 158/1-f)
Eğer kiraladığınız IBAN numarasına yatan para, bir dolandırıcılık mağdurundan geliyorsa (örneğin sahte araç satışı, sahte e-ticaret sitesi üzerinden yapılan satışlar, kapora dolandırıcılığı, kendini polis/savcı olarak tanıtan kişilerce yapılan dolandırıcılıklar), hesabın yasal sahibi olarak doğrudan nitelikli dolandırıcılık suçu şüphelisi konumuna düşersiniz. Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık suçlarını düzenler. Bu suçun cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasıdır. Mahkemeler bu suç türünde genellikle alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etme eğilimindedir.
Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama (TCK Madde 282)
Halk arasında kara para aklama olarak bilinen bu suç, yasa dışı yollardan (uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, fuhuş, ağır dolandırıcılık vb.) elde edilen gelirin, meşru bir yolla elde edilmiş gibi gösterilerek finansal sisteme sokulmasıdır. Suç şebekeleri, elde ettikleri parayı sizin hesabınıza aktarıp, oradan kripto para borsalarına veya yurtdışı hesaplarına transfer ederek paranın izini kaybettirmeye çalışırlar. Sizin hesabınız bu aklama sürecinin bir köprüsü (transit hesap) işlevi gördüğü için, TCK Madde 282 kapsamında kara para aklama suçlamasıyla yargılanmanız kuvvetle muhtemeldir. Bu suçun cezası ise üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır.
7258 Sayılı Yasa Dışı Bahis Kanununa Muhalefet
Ülkemizde spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunları oynatılması devlet tekelindedir ve yetkilendirilmiş kurumlar dışında oynatılması kesinlikle yasaktır. Kiraladığınız hesap, yasa dışı bahis sitelerine para yatıran oyuncuların paralarının toplandığı bir “havuz hesap” olarak kullanılmışsa, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi uyarınca işlem görürsünüz. Bu kanuna göre, yasa dışı bahis oynanmasına yer veya imkan sağlayanlar ile bu oyunlarla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar. Banka hesabını kullandırmak, tam olarak “para nakline aracılık etme” fiilini oluşturmaktadır.
MASAK İncelemesi ve Banka Hesaplarına Bloke Konulması
Bu tür soruşturmaların başlangıç noktası çoğu zaman şikayetten ziyade, sistemin otomatik olarak şüpheli işlemleri tespit etmesidir. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Türkiye’deki tüm finansal hareketleri izleyen ve suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele eden en üst kurumdur. Bankalar, olağandışı hesap hareketlerini, hesabın profiliyle uyuşmayan yüksek meblağlı para transferlerini veya çok sayıda farklı kişiden sürekli para gelip bu paranın anında başka hesaplara aktarılmasını Şüpheli İşlem Bildirimi (ŞİB) kapsamında MASAK’a raporlamakla yasal olarak yükümlüdür.
Hesabınızı kiralayan kişiler günlük yüz binlerce liralık hacim yarattığında, bu durum bankanın risk yazılımlarına takılır. Bunun sonucunda uygulanan ilk tedbir MASAK incelemesi ve akabinde banka blokesi işlemidir. Hesaplarınıza MASAK tarafından veya doğrudan Cumhuriyet Savcılığı talimatıyla 5549 Sayılı Kanun’un 19/A maddesi uyarınca bloke konulur. Bu bloke sadece suça karıştığı iddia edilen hesabınıza değil, adınıza açılmış olan diğer tüm bankalardaki vadesiz, vadeli hesaplarınıza, yatırım hesaplarınıza ve hatta maaş hesaplarınıza dahi sirayet edebilir.
Hesaplarınıza bloke konulduğunu fark ettiğiniz an, hakkınızda adli bir hukuki süreç başladığının en net göstergesidir. Bu aşamada banka şubesi size net bir bilgi veremez ve “Savcılık veya MASAK kararı var, ilgili birimlere başvurun” şeklinde genel bir cevap verir. Bu noktadan itibaren panik yapmak yerine, derhal profesyonel bir destek arayışına girmeniz gerekmektedir.
Soruşturma Süreci Nasıl Başlar ve İlerler?
IBAN kiralama soruşturması, genellikle mağdurların bulundukları illerdeki karakollara veya savcılıklara giderek “Param dolandırıcıların eline geçti” diyerek dekont sunmalarıyla ya da az önce belirttiğimiz gibi MASAK raporlarının savcılıklara intikal etmesiyle başlar.
Süreç başladığında dosyaya bakan Cumhuriyet Savcısı, kolluk kuvvetlerine (Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü veya Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği) talimat vererek hesap sahibinin kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesini, bankadan hesap özetlerinin celp edilmesini ve şüphelinin ifadesinin alınmasını ister.
Eğer olay çok büyük çaplı bir organize suç örgütü (çete) faaliyeti çerçevesinde değerlendiriliyorsa, hakkınızda doğrudan gözaltı kararı verilebilir ve sabahın erken saatlerinde evinizde arama yapılarak cep telefonunuz, bilgisayarınız ve diğer dijital materyallerinize (hard disk, flash bellek) el konulabilir. El konulan bu materyaller Siber Suçlar birimi tarafından imaj alma ve veri inceleme sürecine tabi tutulur. Burada asıl faillerle aranızdaki yazışmalar, para transferi dekontları, IBAN kiralama pazarlığına dair WhatsApp veya Telegram mesajları aranır.
Eğer organize bir örgütten ziyade bireysel bir durum söz konusuysa, karakoldan telefonla aranarak veya adresinize tebligat gönderilerek ifadeye çağrılma durumu gerçekleşir. Her iki senaryoda da sürecin yönetimi büyük bir hukuki hassasiyet gerektirir.
Karakol veya Savcılık İfade Aşamasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bir ceza soruşturmasının en kritik, en hayati aşaması şüphelinin ilk defa ifade verdiği andır. İlk ifadede yapılan hatalar, sonradan mahkeme aşamasında düzeltilmesi neredeyse imkansız olan zararlara yol açabilir. İfadeye çağrılma durumunda haklarınızı bilmek zorundasınız.
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 147 gereği, şüphelinin ifade alımı sırasında uyması ve faydalanması gereken yasal hakları şunlardır:
-
Suçlamanın Bildirilmesi: Size yüklenen suçun (isnadın) ne olduğu açıkça anlatılmalıdır. Hangi mağdurun parasının hesabınıza geldiği, hangi suç tarihi ve suçu işlediğinizin iddia edildiği tarafınıza söylenmelidir.
-
Müdafi (Avukat) Seçme Hakkı: İfade sırasında mutlaka bir avukat bulundurma hakkınız vardır. Eğer kendi avukatınızı tutacak maddi durumunuz yoksa, barodan tarafınıza ücretsiz bir zorunlu müdafi atanmasını talep edebilirsiniz. Kesinlikle avukatsız ifade vermekten kaçınmalısınız.
-
Susma Hakkı: Size yöneltilen suçlamalar hakkında hiçbir açıklama yapmamak, yani susma hakkını kullanmak yasal bir haktır. Susma hakkı, suçluluğun bir kabulü değildir. Dosyadaki delilleri tam olarak görmeden ve avukatınızla baş başa görüşmeden detaylı ifade vermek riskli olabilir.
-
Lehe Olan Delillerin Toplanmasını İsteme: Sadece aleyhinize olan değil, suçsuzluğunuzu veya kastınızın olmadığını kanıtlayacak lehinize olan delillerin (örneğin kiralayan kişilerle aranızdaki konuşma kayıtları, bankaya yaptığınız itirazlar vb.) toplanmasını talep edebilirsiniz.
İfade sırasında “Ben hesabı kiraladığımı kabul ediyorum, ancak dolandırıcılık yapılacağını bilmiyordum” şeklindeki bir savunma, hukuki altyapısı sağlam kurulmadığı takdirde sizi kurtarmaya yetmeyebilir. Zira savcılık makamı ve kolluk, “Hayatın olağan akışına aykırı olarak, hiç tanımadığınız veya sosyal medyadan bulduğunuz birine hesabınızı veriyorsanız, oradan yasa dışı bir para akışı olacağını öngörmeniz gerekirdi” mantığıyla hareket edecektir. Bu nedenle ifadenin kurgulanması, olayın oluş şeklinin net bir şekilde anlatılması ve sizin de asıl failler tarafından kandırıldığınızın veya iradenizin fesada uğratıldığının altının çizilmesi gerekmektedir.
IBAN Kiralama Soruşturmalarında Ceza Avukatının Rolü ve Önemi
Bu tür karmaşık suçlamalarda bir ceza avukatı ile çalışmak lüks değil, mutlak bir zorunluluktur. Alanında uzman bir ceza avukatı, dosyanın başından sonuna kadar sizi koruyan hukuki bir kalkandır. Avukatın süreçteki temel işlevleri şunlardır:
-
Dosya İncelemesi ve Gizlilik Kararları: Soruşturma aşamasında dosyada kısıtlama (gizlilik) kararı yoksa, avukatınız savcılık kalemine giderek dosyadaki tüm evrakları (şikayet dilekçelerini, MASAK raporlarını, dekontları) inceleyebilir. Sizi neyin beklediğini bilerek savunma stratejisi oluşturur.
-
İfade Sırasında Hukuki Güvence: Kollukta veya savcılıkta alınacak ifadede yönlendirici, baskıcı veya tuzak sorular sorulmasını engeller. CMK’ya aykırı yasak ifade alma yöntemlerinin (baskı, yorma, kandırma vb.) uygulanmasına mani olur.
-
Delillerin Sunulması ve Savunma Dilekçeleri: Kendi başınıza derlemekte zorlanacağınız delilleri hukuki bir formatta savcılığa sunar. Özellikle suç işleme kastınızın (Mens Rea) bulunmadığına dair Yargıtay içtihatlarıyla desteklenmiş kapsamlı savunma dilekçeleri yazar.
-
Tutuklamaya İtiraz: Eğer hakkınızda Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklama kararı verilirse veya adli kontrol şartı (yurtdışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü) uygulanırsa, bu kararlara süresi içinde ve gerekçeli olarak itiraz eder.
-
Banka Blokelerinin Kaldırılması: Hayatınızı idame ettirmenizi engelleyen ve maaş hesaplarınıza kadar sıçrayan banka blokelerinin ve hesap dondurma kararlarının, orantılılık ilkesi gereği kaldırılması veya sınırlandırılması için gerekli hukuki başvuruları yapar.
Kasıt Unsuru ve İyi Niyet Savunması Nasıl Yapılır?
Türk Ceza Hukuku sisteminde, kural olarak suçlar kasten işlenir. Nitelikli dolandırıcılık veya kara para aklama suçları taksirle (yanlışlıkla, dikkatsizlikle) işlenebilecek suçlar değildir. Bu suçların oluşabilmesi için failin “bilerek ve isteyerek” hareket etmiş olması, yani kastının bulunması şarttır.
IBAN kiralama davalarında şüphelilerin en büyük argümanı “Ben paranın dolandırıcılıktan geldiğini bilmiyordum, sadece hesabımı kiraya verdim ve kendi komisyonumu aldım” şeklinde olmaktadır. Ancak hukukumuzda “Olası Kast” (Dolus Eventualis) denen bir kavram vardır. Olası kast, kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, eylemi gerçekleştirmesi ve “olursa olsun” mantığıyla hareket etmesidir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, normal ve makul bir insanın, bir başkasının neden kendi banka hesabını kullanmak istemeyeceğini, neden komisyon vererek başkasının hesabına ihtiyaç duyacağını sorgulaması beklenir. Kişi bunu sorgulamadan, sırf maddi menfaat elde etmek için hesabını veriyorsa, buradan işlenebilecek suçları “göze almış” sayılmakta ve olası kastla cezalandırılabilmektedir.
Ancak başarılı bir hukuki süreç yönetimi ile “Kastın Yokluğu” savunması yapılabilir. Bu savunma şu temellere oturtulabilir:
-
İradenin Yanıltılması: Hesabı kiralayan şahısların, kendilerini kurumsal bir şirket, bir kripto para borsası yatırım uzmanı veya yasal bir e-ticaret platformu temsilcisi olarak tanıtıp sizi inandırmış olmaları. (Sahte şirket belgeleri, inandırıcı yazışmalar vs. delil olarak sunulmalıdır.)
-
Menfaat Orantısızlığı: Milyonlarca liralık bir dolandırıcılık çarkının içinde hesabınız kullanılmış olmasına rağmen, sizin hesabınıza sadece haftalık 300-500 TL gibi çok cüzi bir komisyon bırakılmış olması. Asıl failler büyük vurgun yaparken sizin sadece üç kuruş almış olmanız, sizin ana örgütün bir parçası olmadığınızı, sadece safiyane kandırılan bir piyon olduğunuzu gösteren güçlü bir karinedir.
-
İşlem Kontrolünün Bulunmaması: Hesabın kontrolünü (şifreleri, sim kartı) tamamen karşı tarafa devrettiğinizi, giren ve çıkan paralardan, mağdurlarla yapılan görüşmelerden hiçbir haberiniz olmadığını iletişim kayıtlarıyla ispatlamak.
-
Suçu İhbar Etme: Durumu fark ettiğiniz anda (örneğin hesaba yüklü paralar girmeye başladığını görüp şüphelendiğinizde) bankaya derhal haber verip hesabı dondurmanız veya karakola giderek kendi adınıza şikayette bulunmanız, iyi niyetinizin ve suç kastınızın olmadığının en büyük göstergesidir.
Soruşturma Sonucunda Verilebilecek Kararlar
Savcılık, topladığı deliller ışığında soruşturmayı tamamladığında temelde iki ana karar verebilir:
-
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Takipsizlik – KYOK): Eğer savcı, hesabınızı kullandırdığınızı ancak bu eylemde hiçbir şekilde dolandırıcılık kastınızın olmadığını, sizin de aslında bir mağdur olduğunuzu (veya delil yetersizliğini) tespit ederse takipsizlik kararı verir. Bu durumda dosya kapanır, mahkeme aşamasına geçilmez ve hesaplarınızdaki blokelerin kaldırılması yolu açılır. Bu, hedeflenen en iyi sonuçtur.
-
İddianamenin Düzenlenmesi ve Kamu Davası Açılması: Savcı, elde edilen deliller ışığında suç işlediğinize dair “yeterli şüphe” olduğuna kanaat getirirse, bir iddianame hazırlar ve bunu yetkili mahkemeye sunar. Mahkeme iddianameyi kabul ettiğinde artık “Şüpheli” sıfatından “Sanık” sıfatına geçersiniz ve yargılama başlar.
Ağır Ceza Mahkemesi ve Asliye Ceza Mahkemesi Yargılama Süreçleri
İddianamenin kabul edilmesiyle başlayan aşamaya “Kovuşturma Evresi” denir. Hangi mahkemede yargılanacağınız, iddianamede talep edilen sevk maddelerine göre değişir.
Eğer sadece 7258 sayılı yasa dışı bahis kanununa muhalefet veya basit dolandırıcılık iddiası varsa, yargılama Asliye Ceza Mahkemelerinde yapılır. Ancak suçlama, Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158/1-f) ise, bu suçun ceza alt sınırının ve niteliğinin ağırlığı nedeniyle yargılama yeri Ağır Ceza Mahkemesi olacaktır.
Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamalar son derece ciddi ve formel ilerler. Bir başkan ve iki üye hakimden oluşan heyet karşısında savunmanızı yaparsınız. Mağdurlar da (şikayetçiler) duruşmalara katılır. Duruşmalarda SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla başka şehirlerdeki mağdurların da ifadesi alınabilir.
Yargılama sırasında mahkeme, asıl faillerin tespit edilip edilmediğine, ip adreslerinin kimlere ait olduğuna, sizin ekonomik ve sosyal durumunuza, sabıka kaydınıza ve suç işleme kastınızın olup olmadığına dair derinlemesine bir inceleme yapar. Gerekirse MASAK’tan detaylı ek rapor istenir, bilirkişi (bilişim uzmanı, mali müşavir) atanarak hesap hareketleri tek tek çözümlenir.
Etkin Pişmanlık Hükümleri ve Cezada İndirim İhtimalleri
Banka hesabınızı kullandırarak dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğiniz iddiasıyla yargılanırken, ceza almaktan kurtulamayacağınız yönünde bir risk ortaya çıktığında başvurulabilecek en önemli hukuki kurumlardan biri “Etkin Pişmanlık” tır.
TCK Madde 168 uyarınca, malvarlığına karşı işlenen bazı suçlarda (dolandırıcılık dahil), kişi suç tamamlandıktan sonra, ancak mahkeme tarafından hüküm verilmeden önce, mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin etme suretiyle tamamen giderirse, verilecek cezada ciddi indirimler uygulanır.
Eğer hesabınıza yatan dolandırıcılık parası miktarını biliyorsanız ve maddi gücünüz elveriyorsa, avukatınız aracılığıyla mahkeme veznesine veya doğrudan mağdurun hesabına “Zarar Giderimi” açıklamasıyla parayı iade edebilirsiniz.
-
Soruşturma aşamasında (dava açılmadan önce) zararı tamamen karşılarsanız, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
-
Kovuşturma aşamasında (dava açıldıktan sonra hüküm verilmeden önce) zararı karşılarsanız, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
Etkin pişmanlık uygulandığında, ceza süresi 2 yılın altına düşebilir. Ceza 2 yılın altına düştüğünde ise Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumu devreye girebilir. HAGB kararı verilirse, kişi cezaevine girmez ve 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemezse, sabıkasına işlenmeden dava tamamen düşer. Zarar miktarının çok yüksek olmadığı dosyalarda zarar giderme stratejisi, hapse girmekten kurtulmanın en güvenilir yolu olabilir. Ancak zararı karşılamak, suçu zımnen kabul etmek anlamına da gelebileceğinden, bu stratejinin uygulanıp uygulanmayacağına dosya durumuna göre mutlaka bir ceza avukatı ile karar verilmelidir.
IBAN Kiralama Mağduru Olmamak İçin Alınması Gereken Önlemler
Hukuki süreçlerin yoruculuğu, maddi yükü ve psikolojik tahribatı göz önüne alındığında, en iyi savunma en başından bu suça bulaşmamaktır. Vatandaşların kendilerini ve yakınlarını koruması için şu temel prensipleri benimsemesi şarttır:
-
Hiçbir Şart Altında IBAN Paylaşmayın: Banka hesaplarınız, dijital kimliğinizdir. Kredi kartı şifrenizi, mobil bankacılık giriş bilgilerinizi, SIM kartınızı veya IBAN numaranızı “Sadece para gelip gidecek” veya “Yatırım hesabımız kapalı, sizin hesap üzerinden işlem yapacağız” diyen hiç kimseye vermeyin.
-
Sosyal Medya İlanlarına İnanmayın: İnternette dolaşan “Günlük 2000 TL kazanç”, “Sadece IBAN’ınızı vererek ek gelir elde edin” tarzı reklamların tamamı yasa dışı faaliyetlerin tuzağıdır. Gerçek dünyada hiç kimse, sırf hesabını kullandırdığı için başka birine bedavadan yüksek paralar ödemez.
-
Banka Şifreleri Kişiye Özeldir: Tek kullanımlık SMS şifreleri (3D Secure vb.) sadece hesap sahibinin işlemi onaylaması içindir. Bu şifreyi telefonda sizden isteyen kişi, dolandırıcının ta kendisidir.
-
Beklenmeyen Transferleri Bankaya Bildirin: Hesabınıza kaynağını bilmediğiniz, tanımadığınız bir isimden yüklü bir para gelirse, bu parayı asla başka bir hesaba aktarmayın veya çekip başkasına vermeyin. Derhal bankanızın müşteri hizmetlerini arayarak veya şubeye giderek durumu bildirin ve “Hatalı işlem, paranın kaynağına iadesini talep ediyorum” şeklinde talimat verin.
-
Öğrenciler ve Ev Hanımları Hedefte: Özellikle maddi geliri düşük olan kesimler, öğrenciler, ev hanımları ve işsizler bu çetelerin bir numaralı hedefidir. Ailelerin, gençleri ve çocukları dijital okuryazarlık ve finansal güvenlik konularında uyarması elzemdir.
Sıkça Sorulan Sorular (Detaylı Soru ve Cevaplar)
Süreç hakkında bilinmezlikleri ortadan kaldırmak adına en sık sorulan soruları aşağıda detaylandırdık:
Soru 1: Sadece banka kartımı arkadaşıma vermiştim, içinde ne yapıldığını bilmiyordum. Yine de ceza alır mıyım? Cevap: Arkadaşınıza dahi olsa banka kartını kullandırmak risklidir. Paranın kaynağı yasa dışı ise hakkınızda soruşturma açılır. Burada arkadaşınızın açık kimliğini yetkililere bildirmeniz, aranızdaki husumeti/arkadaşlığı belgelemeniz ve sizin bu işlemden maddi bir menfaat elde etmediğinizi kanıtlamanız hayati önem taşır. Kasıt unsurunun yokluğu savunması ile beraat şansınız vardır, ancak süreç kesinlikle yorucu olacaktır.
Soru 2: Hesabıma bloke konuldu, maaşımı çekemiyorum. Bu bloke ne zaman kalkar? Cevap: Banka blokeleri, soruşturmanın selameti ve haksız elde edilen gelirin kaçırılmasını önlemek amacıyla konulur. Soruşturma tamamlanıp savcılıkça bir karar verilene veya mahkeme süreci bitene kadar blokeler kendiliğinden kalkmaz. Sürecin hızlanması ve özellikle maaş hesabı, emekli aylığı gibi hayati hesaplar üzerindeki blokenin (veya en azından asgari geçim miktarının) kaldırılması için avukatınız aracılığıyla Sulh Ceza Hakimliğine veya ilgili savcılığa gerekçeli itiraz dilekçesi sunulmalıdır.
Soru 3: İfade vermek için beni aradılar ama şehir dışındayım. Ne yapmalıyım? Cevap: Kolluk veya savcılık sizi ifadeye çağırdığında bu çağrıya icabet etmek zorundasınız. Gitmemeniz durumunda hakkınızda zorla getirme veya yakalama kararı çıkartılabilir. Eğer haklı bir mazeretiniz (hastalık, şehir dışında olma, iş durumu) varsa, bunu belgeleyerek derhal bir dilekçe ile durumu makamlara bildirmeli ve yeni bir ifade günü talep etmelisiniz. Bu işlemleri bir müdafi aracılığıyla yapmanız en güvenli yoldur.
Soru 4: Zararı karşılarsam dosya hemen kapanır mı? Cevap: Zararı karşılamak (Etkin Pişmanlık), kamu davasının açılmasını doğrudan engellemez. Kamu davaları, şikayetten vazgeçilse bile (nitelikli dolandırıcılık gibi suçlarda) devam eder. Ancak zararı tamamen karşıladığınızda, savcı takipsizlik verebilir (bu ihtimal dosyadan dosyaya değişir) veya mahkeme aşamasında büyük bir ceza indirimi alarak cezaevine girme riskinden kurtulursunuz. Dosya şak diye kapanmaz, ancak aleyhinize olan hukuki ağırlık büyük ölçüde hafifler.
Soru 5: Soruşturma sonucunda memuriyetime, bursuma veya işime zarar gelir mi? Cevap: Evet, büyük bir ihtimalle gelebilir. Hakkınızda “Nitelikli Dolandırıcılık” veya “Kara Para Aklama” gibi yüz kızartıcı ve katalog suçlardan ötürü kamu davası açılması, memuriyetinize engel teşkil edebilir, devam eden memuriyetiniz varsa açığa alınmanıza yol açabilir. Öğrenciler açısından ise KYK burslarının ve kredilerinin kesilmesi gibi idari yaptırımlarla karşılaşılabilir. Ayrıca e-devlet üzerinde görünen bu davalar, özel sektördeki iş başvurularında da karşınıza olumsuz bir referans olarak çıkabilir. Bu durum, beraat almanın önemini bir kez daha vurgulamaktadır.
IBAN kiralama tuzağı, ilk bakışta kolay para kazanma yöntemi gibi sunulan ancak sonu Ağır Ceza Mahkemesi salonlarında biten oldukça tehlikeli bir yoldur. IBAN kiralama soruşturması geçiren bir vatandaşın yapması gereken ilk ve en önemli şey, paniğe kapılıp saklanmak veya “ben bir şey yapmadım” diyerek süreci kendi haline bırakmak değildir. Hukuk sistemi, şekli delillere ve ispat kurallarına göre çalışır. Sizin iç dünyanızda masum olmanız, bunu mahkemeye hukuki normlar çerçevesinde sunamadığınız sürece bir anlam ifade etmeyebilir.
Eğer hakkınızda böyle bir hukuki süreç başladıysa, kolluk kuvvetleri tarafından ifadeye çağrılma tebligatı aldıysanız veya hesaplarınızda şüpheli bir MASAK incelemesi sonucu bloke tespit ettiyseniz, zaman kaybetmeden uzman bir ceza avukatı ile görüşmelisiniz. Savunmanızı doğru kurgulamak, delillerinizi eksiksiz sunmak, kasıt unsurunuzun bulunmadığını ispat etmek ve gerektiğinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak zararı asgariye indirmek için profesyonel destek almak, özgürlüğünüzü ve geleceğinizi korumanın tek geçerli yöntemidir. Banka hesaplarınıza sahip çıkın, kişisel bilgilerinizi koruyun ve suç örgütlerinin ucuz iş gücü ve kalkanı olmaktan kendinizi sakının.
